Adını yazmaktan bıktığım buharlı camlardan
özür diliyorum,
ne çok kirlettim sizi bile bile
istikbaline yazılmadığım biri için
mahçup oluyorum size karşı
affınıza sığınıyorum
duru su gibiydiniz
şimdilerde
üzerine hiddetle sıçranan su birikintisi gibi haliniz
özrümü kabul edin lütfen
kabul olsa da tövbeler
unutulmuyor günahlar, biliyorum
atıyorum kendimi hızlıca,
utanarak, sıkılarak
evimin denize çıkan sokağına
dönüşü amut bir yol olsa da
kalkmalı ayağa DÜŞ/tüğün yerden
perişan, sefil, karanlık geçmişinden kurtulmalı
yarın geç olabilir
ya gün üzerime doğmazsa!
çarşaf gibi denizin üzerine yansıyan
kirli şehrin, parlak ışıkları
ne kadar berrak görünse de şehir baktığım açıdan,
Ay'ı arkasına almış ve yaslanmış
tüm kirlerini kamufle edercesine
omuzlarıma gecenin soğuk yükü düşüyor
soluduğum hava yosun tadında
ellerin geldi aklıma denizin dibinde ki yosun gibi kaygan ve yumuşak
arkası duvara yaslı maun gardırop kıvamında
sırtım rutubet kokuyor
dizlerimde istemsiz gelişen ağrılar
kapillerim de dolaşmıyor çekildi kanım
dönmeli eve
kim çıkacak şimdi bu dik yolu
çiğ düşmüş kırık kaldırım taşları
fışkırıyor kenarlarından yaşama sarılmak istercesine sapankıranlar
ne çok kıskandım sizi
kapıyı açmaya cesaretim yok
ya buğulu camlar affetmediyse beni
istikbalin de yeri olmadığım insanın
geçmişine imza attığım düşüncesi
yerle bir ediyor beni
Neyse
zaten güneş yüzünü gösterdi
gün doğmadan neler doğar
tüm insanlık uyandığında yatağa uzanmak
unutmak istercesine herşeyi
keşke olmasaydı derin uykuda
kabuslar...
Kayıt Tarihi : 8.10.2022 23:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Önü kadar pak olmuyor, nedense...
...
Her geçen,
iz bırakıyor,
silinmiyor da kolayca...
Cama yazmaya da benzemiyor, buğu dediğin "uçar",
Keşkeler kalır seninle...
Hayatın arka sokakları gibiydi, şiir..
İçinden geçenlerin "gün yüzüne" çıkması...
Tebrikler Kerem Bey...
Teşekkürler yorumunuz ile eşlik ettiniz yazıma.
TÜM YORUMLAR (2)