Ne arayan ne soran var
Halimi kimse bilmiyor
Herkes duvar örüyor
Nedir bu sosyal yalnızlık
Neyim ben bir hiçim
Sen ulusun
Sen soylusun
Selvi boylusun
Ben bir garip kulum
Söyle büyük kurtarıcı
Göklerden mi denizden mi aldın
Masmavi gözlerini
Güneşten mi çaldın
Sapsarı saçlarını
Yıldızlardan mı aydan mı kaptın
Bembeyaz tenini
Duvarlar üstüme geliyor
Vefasız merhametsiz sokaklar
Sanki pencere başında oturmuş bakıyor
İçimden bir şeyler kopuyor
Kapım kapandı
Yalnızlığım beni bırakmıyor
Kovsam da bir türlü gitmiyor
Yüzsüzce peşime takılıyor
Kalabalıkta bile buluyor
Kurtulamıyorum ah olmuyor
Kaçamıyorum hemen yakalıyor
Yalnızlığımı dökerim satırlara
Derdimi paylaşamam kimseyle
Gözyaşlarımı saklarım kendime
Ağladığımı duymasın kimse
Aşk çok uzak bana
Seni düşünüyor özlüyorum ağlıyorum
Böyle geçiyor benim bütün günüm
Kimse bilmiyor sen de bilmiyorsun
Derdimi paylaşmıyor içimde büyütüyorum
Mutluydum yalnızlığımla
Küçüktüm ufacıktım
Top oynadım acıktım
Kurtlar sofrasına düştüm
Doymadan sofradan kalktım
Yarım kalmış hayatın
Yapraklarım dökülürken
Yiterken düşlerim
Yaşam dehlizinde
Yokluğa düşerim
Yüreğim kurudu
Aşkından yanıp tutuşsam da
Deli divane olsam da
Yıkık dökük virane kalsam da
Gittim mi bir daha geri gelmem
Giderken veda bile etmem
Huyum böyle inadım inat




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!