Kilitli kapıların ardında saklanan bir rüzgâr gibisin,
Ne içeriye ses verirsin, ne fırtınanı dışarı salarsın.
Bir kıvılcım arar gibi bakıp sonra gözlerini kaçırışın,
Yanmaktan değil de, yine kül olmaktan korkar gibi.
Ben oysa ne kışın ayazından kaçtım bugüne kadar,
Ne de bir adım ötedeki yangından.
Bırak zaman kendi bildiğince aksın dursun,
Bir fincan kahvenin buğusunda, sessizce beklerim seni;
Sen hazır olana, o kalın duvarlar yavaşça çözülene kadar.
Kolay değil bilirim, bir yangından yarasız çıkmak,
Güvenin kırıldığı yerden yeniden bir köprü kurmak.
O yüzden sakla tebessümünü, koy araya mesafeni;
Ben sabretmeyi de bilirim, uzaktan bir gölge gibi durup bakmayı da.
Ay ışığı denize düşmeden gecenin rengi belli olmazmış,
Bazı kalpler öyle hemen açılmaz, zamanla konuşurmuş.
Ne bir hesap sorarım senden, ne bir telaş yüklerim omzuna;
Bir gün kapını aralarsan eğer, ben hep aynı durakta olacağım.
Kayıt Tarihi : 23.08.2026 03:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!