Kalabalıkla beslenen, gürültüyle yoğrulan, mutlu, mutsuz kimi gülen yüzleriyle, kimi hüzünlü bakışlarıyla oradan oraya yürüyen, koşuşturan çeşit, çeşit insanların geniş kaldırımların çiğnediği, koskoca caddelerin arasında sıkışmış ve bir bilseniz ne yaşanmışlıklara şahit olmuş yorgun bir ara sokağım ben…
İlk ben duyarım sabahın erkenin de derinden gelen ayak seslerini. Anlaşılmaz bir telaşla başka, başka yönlere koşuşturur insanlar üzerimde, Uğultuları karışır yeni başlayan güne.
Çeşit, çeşit yüzler görürüm kimi çileli, kimi kederli, kimi gülen, kimi de asık yüzler görürüm hayata asılmaya çalışan…
Bazen gelir geçer insanlar üzerimden beni çiğneyerek.
Kimine göre gelip geçilen, kimine göre de çıkmaz bir sokak. Ama asla yalnız kalmayan, mutlu ya da mutsuz birçok dosta sahip bir sokağım ben.
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta