I
Güz suları bizim şehrin önünden akar
Kış savunması
Bizim şehir üs öbür şehirlere
Dakka şimdi bir doğu kamerası
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Bu günün şiiri bu şiir veya buna benzer bir şiir olmalıydı.
Mubarek cuma günü değil mi ya.Değil mi arkadaşlar ses verin.
Burası Çanakkale
Burası Çanakkale (Şehitlik Önünde)
Rabbim nasibeyledi bir mübarek gününde
Dönüp kendime dedim o şehitlik önünde…
Ey gafil dur ve düşün burası Çanakkale
Dünyanın bir eşini görmediği yer bura
Doğru olsun duruşun burası Çanakkale
Ecdadımın abdestsiz girmediği yer bura…
Her köşeden bir şehit burda vatanı bekler
Bu manzara önünde titremez mi yürekler? ...
Yüzbinlerce şehidin bir arada yattığı
Burası Çanakkale dikkatlı ol ve dinle
Nazlı hilâl uğruna güneşlerin battığı
Bu topraklar, bu taşlar konuşurlar seninle…
Milleti millet yapan bütün bağlar burada
Ey ruhları ölüler gelin, sağlar burada…..
Memolarla Mehmetler Ha şurada yan yana
Görünenlerden başka görünmeyen neler var
Bir lisan-i hal ile ders veriyor insana
Üsttekilerden fazla altta taşsız mezarlar….
Öylece bakıp geçme burayı iyi tanı
Bakabilsen görürsün boydan boya vatanı….
Gönül gözüyle baksan işte o an anlarsın
Bu mübarek toprağın kokusunu, rengini
Şehitler arasında belki de sen de varsın
Görür gibi olursun haçla hilâl cengini…
Lüzumsuz gösterişi, nutukları bırakın
Huşu ile yaklaşın feraset ile bakın….
Irkı, rengi fark etmez din dedin mi orda dur
Lâilâheillellah diyenlerin yeridir
Bu mekânın taşı nur, toprağı nur, suyu nur
Dillere destan zafer İmanın eseridir….
Vatan, Millet uğruna şehid olmuş bir ordu
Arşı titreten sesle sanki şöyle diyordu….
“Yeni baştan Devleti iman ile kurdum ben
Bölünmez, parçalanmaz bir mübarek yurdum ben
Laz, Çerkez, Boşnak, Arap, Arnavut’u gördüm ben
Her ne kadar Türk isem, bir o kadar Kürdüm ben…”
………………………….18-Mart- 2010 Seyfeddin Karahocagil
Düşününce anne
kudüsler yakınlaşır
bir tanrı tanımazın elinde de
kudüs haritası bakar kudüs yaklaşımıyla
Allah'ı tanıyacak çok nedenler var tanımak isteyene. O Annelerin ellerinden çocukların kocaman yüreklerinden öpüyorum medeniyeti füzenin içine yerleştirin Allah'ın sanatı olan insanların Üzerlerine gönderip ölüm saçanlar bir daha düşünsünler
GÜNDEM GÜLEN…
Gazetecilerle toplantı izlenmiş
Gülen Hareketi sadece Ankara’daki ünlü Samanyolu Lisesi ve Fatih Üniversitesi gibi eğitim kurumlarından değil ama aynı zamanda Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’ndan, çeşitli şirketlerden, Zaman, Today’s Zaman, Samanyolu TV ve Aksiyon gibi medya organlarından oluşuyor. Gülencilerin ayrıca Ergenekon (...) soruşturmasının öncüsü olarak görev yaptıkları Türk Milli Polisi’ne de hâkim oldukları belirtiliyor. Bu soruşturma, askeri şahsiyetler dahil olmak üzere iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin pek çok laik muhalifinin derdest edilmesine neden oldu ve bu da Gülencilerin nihai hedefinin, Türkiye’nin görünür biçimde İslamcı bir hale gelmesini onaylamayan bütün kurumların yıpratılması olduğu yönündeki ithamlara sebebiyet Verdi. (YORUM: Türk Milli Polisi’nin Gülencilerin kontrolünde olduğu iddiasını teyid etmek imkânsız ama biz buna karşı çıkan kimseye rastlamadık ve Gülenci yurtlarda kalan polis adaylarına polislik sınavındaki soruların cevaplarının önceden verildiğine ilişkin tanıklıklar işittik.)
WikiLeaks’ın elindeki belgelerin Türkiye ile ilgili bölümleri Taraf gazetesinde yayınlanmaya başlandı. İlk belgelerde ABD’li diplomatların Gülen ve cemaate ilişkin raporları yer alıyor..
Gerisini de Tarftan okuyun diyeceğim ama…tarfta şöyle demiş.. Assange ile yaptıkları anlaşmaya göre, yayınlayacakları belgeyi 48 saat önceden WikiLeaks’e bildireceklermiş.
Bu konuda şu kuralı belirlemişler:
“Taraf, ölüme ya da ciddi tahribata sebebiyet verecek şekilde zulüm görme ya da kovuşturmaya uğrama ya da hukuka aykırı bir adli ve idari süreç sonucunda hapse atılma riski taşıyan bir bireyin kimliğinin ortaya çıkmasına neden olması mantıken muhtemel olan bilgiyi redakte edecektir.”
Anlayacağınız taraf bazı belgeleri şu yukarda ki kendi koyduğu kural içinde yayımlamayacak…
Şimdi ergenokondan daha somut bir suç yok iken yıllarca zindanda tutuklu bulunanlar bakımından bu kuralları neden geçerli değildi… Çünkü iki yüzlü değil 5 yüzlü TARFALI olmalarından
Evet merak edenler hemen Taraf’a koşun..ama yüzlerine buluaşmayın..
Saygıyla..
kalemi kutlarım
Hayırlı sabahlar efendim.Karanlıktan epey sesler yükselse de biz aydınlıktan gelen seslere kulak verelim.Selam.
Şiir uzun mu uzun.Boş zamanın olacak ömrün uzun olacak okuyacaksın.Ben kısa ve öz olanları tercih ediyorum.Hocamıza uzun bereketli verimli imanlı ihlaslı güzel ömürler diliyorum.
İşte Hocamızın hayatı kararı sizler verin.Ben saygılarımı hürmetlerimi sunuyorum.
1934 Maraş doğumlu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. İlk çalışmalarını, şiir ve deneme türlerinde Maraş'ta, Demokrasiye Hizmet gazetesinde yayımladı. Lisedeyken Hamle adında bir dergi çıkardı (1954/55) . İstanbul'da bir haftalık dergide sanat sayfaları düzenledi (1964) .
Edebiyat dergisini (Şubat 1969) ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nı (1972) kurdu. Nuri Pakdil'in ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nın ilk kitabı Batı Notları'dır. Edebiyat Dergisi, kimi aralıklarla uzun yıllar sürdürdüğü yayınına, Aralık 1984'te ara verdi. Edebiyat Dergisi Yayınları, 1972-1984 yılları arasında, 18'i Nuri Pakdil imzasını taşıyan, 45 kitap yayımladı.
Nuri Pakdil, 28 Şubat 1997 tarihinde Edebiyat Dergisi Yayınları'ndan yeniden kitap yayımlamaya başladı.
Yayımlanmış Eserleri
Biat I, Deneme, Haziran 1973.
Harikalar Tablosu / Prevert, Oyun/Çeviri, Temmuz 1974.
Ay Operası / Prevert, Şiir/Çeviri, Nisan 1975.
Biat II, Deneme, Ocak 1977.
Bağlanma, Deneme, Şubat 1979.
Bir Yazarın Notları II, Deneme, Aralık 1980.
Put Yapımevleri, Oyun, Nisan 1980.
Biat III, Deneme, Nisan 1981.
Bir Yazarın Notları III, Deneme, Mayıs 1981.
Kasırganın Çatırtıları / Guillevic, Şiir/Çeviri, Mayıs 1981.
Bir Yazarın Notları IV, Deneme, Eylül 1982.
Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş, Oyun, Haziran 1982.
Edebiyat Kulesi, Deneme, Şubat 1984.
Sükût Sûretinde, Şiir, Şubat 1997.
Derviş Hüneri, Deneme, Mart 1997.
Batı Notları, Gezi-İzlenim, Mart 1997.
Arap Saati, Deneme, Mayıs 1997.
Umut, Oyun, Haziran 1997.
Ahid Kulesi, Şiir, Haziran 1997.
Korku, Oyun, Ağustos 1997.
Klas Duruş, Deneme, Ekim 1997.
Arap Şiiri (Güldeste) I, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.
Arap Şiiri (Güldeste) II, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.
Kalem Kalesi, Deneme, Ekim 1998.
Bir Yazarın Notları I, Deneme, Mart 1999.
Osmanlı Simitçiler Kasîdesi, Şiir, Temmuz 1999.
Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler, Deneme, Aralık 1999.
Otel Gören Defterler 2: Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada, Deneme, Mayıs 2000.
Otel Gören Defterler 3: Büyük Sorgu, Deneme, Kasım 2001.
Otel Gören Defterler 4: Simsiyah, Deneme, Nisan 2002.
Otel Gören Defterler 5: Ateş Hattında Harf Müfrezeleri, Deneme, Ocak 2003.
Otel Gören Defterler 6: Yazmak Bir Mûcize, Deneme, Haziran 2005.
* www.edebiyatdergisi.com' dan alınmıştır. (09.05.2006 14:36
benim kedilerim vardı anne
hıçkırık kadar asi, dualar kadar masum
sen hiçbirini sevemedin
yemişim kudüsleri be anne!
Son yazdığım yorumu gümbürtüye getirdiler nedense ???
Hadi hayırlısı...
Dostum, devamlı dini içerikli şiirlerin asıldığı bir köşede siyasi şiirler neden asılmasınki...bence,siyasetle insan ve toplumlar dinden çok daha iç içedir...
Evet, atoloji seçim kurulunda ağırlığını taşıyan birileri kuşanmış kılıcını,kalkanını ,çıkmış bir haçlı seferine yine...
Evet, oturup kafayı bir bucuk kilo din ,yirmi gram hurmayla yiyenlerin uğruna yüzbinleri feda ettikleri şehir.
Birkaç şiir gibi şiirden sonra kurluşunun ilkelerini terk etmeyen bir ağırlıkla dönelim yine dini içerikli veya onu gül suyu gibi nefesinde algılayabildiğimiz şiirlere...
Ben şahsen bu çıkmaz sokakta gezmekten bıktım...kafayı dinle bozmuş yobazlarla atışmaktan da...onun için ,millet doğru dürüst bir şiir okuyabilsin diye kurula üç gün önce günün şiiri olsun diye önerdiğim şiiri kendim asayım daha iyi...
**Adalet..Herkes İçin..
1-
Bir solukta söylemiştir babası durmadan ve düşünmeden
Siyah kartona kırmızıyla yazılı 'adalet...kimin için? '
Pankartını almaya gelen öğrenciye kapı aralığında:
Sen gelme sen durma bin bir kısrağın kuyruğuna
Boz dengesini bin bir korku sal soluğuna bakışını kır
Bir Bükreş Doğu Berlin bir Varşova
Gör ki nakdi vahşetler neleri yasaklamış
Bir Havana suskun Pekin bir Moskova
Gör ki düşümüz canını nerelere saklamış
Bir trampa beynelmilel tahakküm bir aura
Bu değildi elbet afitabımız..
Bir solukta söylemiştir babası yine durmadan ve düşünmeden
Kırık dökük bir pankartı teslim aldığında
Siyah üzerine kırmızı giyinmiş kırık dökük bir öğrenciden:
Bu değildi elbet afitabımız...
Ve tam üç kez tekrarlamıştır elyazısıyla:
Adalet..kimin için?
Adalet..kimin için?
Adalet kimin için?
2-
Aşkale'de bir çiftçinin dillenmemiş tesbitidir:
Kırağının çözülmesiyle bağı nedir
Sırtımıza bu suyun dizilmesinin?
Ki yıllardır ayrılmaz tenimizden...
3.
Beşeriyet başarısı üzre hekatların aslı gibidir
Ve savaş çocuklarının kocaman ve yegane sorusudur:
Adalet..denen alet
Dakikada kaç mermi atabilir?
Ve kaç yerde birden felaket..yaratabilir?
4-
Bir adam beynine ve ranzasına kazıdığı şiiri okumaktadır demirleri kovarak
Uyku tutmamıştır yine gazeteler basılırken ve yalanlar söylenirken:
Gözlerinin ışığında okuduğum son ders
Yıllar var ki ayrılmaz belleğinden tenimin
İçimi kurcalar durur bıkmadan ve bıktırmadan
Son bakışındaki o çetin bilmece..
5-
Hacer Ana'nın otuz yıldır duyulmamış ağıdıdır
Bir otuz yıl daha duyulmayacağı kesin değilse de ona yakındır:
Oy ki Hasan'ımı dört yiğit omzuyla getirdiler
Oy ki o kara çağda sevincimden ağladım
Elini öpmeden ellere vermedim için
Oy ki Hasan'ımı düzenden kaçarken gösterdiler..
6-
Bir öğrencinin bulduğu tek ve geçerli yoldur bu
Notlar ve afişler arasında sıkışmış bir hayatın fışkırmasıdır:
Oysa sen ne kolay değişirsin kör tarih
Bir çok halk birkaç kez haykırdığında:
-Demokles! ! kılıcın kana bulanmış! !
-Demokles! ! kılıcın kana bulanmış! !
-Bizim yeni ve bütün temiz çeliğimiz var kılıcımızı asacak hem
-Ustalığından daha parlak ve keskin duygularımız..
7-
Toplanan kitapların arasından düşmüştür karakola bir şiir
Bir öğrencinin panosundan sökülmüştür..raptiyesi kayıp:
Başkasının düşüne akan yalan ve yapma hayatlar gördüm ben
Bir omuz askısına bağlanmak için
Yazılmış şiirler kadar çirkin yazılmış şiirler kadar bayağı
Ki bazı memeler ölüdür
Yazı değişmiş,şiir devam etmiştir:
Kendi düşünü görmeye uyanmış kıvılcımlar bildim şimdi
Herkes için şiir adalet..herkes için
Tüm duyuları ve kasları ateşleyen
Ki bizim memelerimiz oluk oluk kan..
Ki bizim memelerimiz ağız ağız süt...
8-
Adalet..
Gelecek elbet
Gelecek herkes için..
Bir tohumun uygun atmosferi beklemesi kadar zorunlu ve bilinçli
Birini anlamakta geç kalmışlığın acısı ve öfkesi kadar yıkıcı
Zaman ve su kadar yorgun ve taze gelecek
Adalet..
Herkes için..
09.06
Osman Kılıç
Şahsen son derece beğendiğim akıl ve yetenek dolu genç bir şairimiz.
Bu şiirini de yürekten kutluyor,yolunun açık olmasını diliyorum.
Saygılar
Fikret Şahin
şiirin konusunu geçip,yapı ve hissediş olarak bana ne verdi, ne hissettirdi ona bakmak gerek. şiir akıcı değil,sürekli mesajlar veriyor.yani yanlı,bir idolojinin gölgesinde ilerliyor.yani kulvarı belli.acı çekenler bir yanda,bir yanda intikam yeminleri.böylemi dönecek devri alem.bir tatsızlık var uslupta garip bir eksiklik..alamadım, coşkusunu ,duygusunu,tınısını.bir dava şiiri'de değil,hani şu filistinli kızın okuduğu anlamasakta iliklerimize işleyen lisanı.hülasa yaslı gittim,paslı geldim.ben şiiri beğenmedim..saygılar.
Bu şiir ile ilgili 47 tane yorum bulunmakta