Hayır, hayır vakit çok geç. Bu saatte bir yere gidemezsin. Sene 2010. Serseriler sokakta, tecavüzcüler, hayvan haklarını ihlalcileri, huzursuzlar, mutsuzlar, hırsızlar, şerefsizler sokakta…bu saate çıkamazsın Anne.
Ekstra karakterler modası…teknolojik...Internet diye bir şey var Anne. Soyut ortamların sanal hayalperestlerinin evlilikleri moda…bir gün sonrasının karanlık birliktelikleri var. Olasılık ya, fotoğraflardan biri sana benziyor olabilir. Bir bakmışsın sokaklarda sanal sevgilisini bekleyen, arayan biri koluna giriverir Anne. Sanal ruh hastalıklarının branşları daha kurulmadı Anne. Farkındalıklarında değil konuşanlar, konuşan dangalak sürüleri var ekranlarda Anne…kuruculuk, yapıcılık, üreticilik tarif değiştirdi Anne.
Kompliman arayışlarına çare bulan Kadın. Çemberini artık genişletti. Sanal ulus ve sanal uluslarası arayışlarla tatmin etmeyi tercih etti Anne. Yaş, maş önemli değil artık. Gerek yok yaşını saklamasına kadının. Bir yaş bulsun kendine gerisi kolay…iki tuşu tuşlamak kadar kolay yaş.
Hele sırtında yükse ismin, yıllarca bir ağrı olmuşsa başında, doğuştan tercihlere isyanın varsa, koy gitsin prensine uygun gördüğün ismi üç beş tuşluk vuruşla. Mesela sen şeftaliyi çok seversin…ne sükse olur, amma yutmazlar. Biraz insaflı ol yutmazlar Anne. Bir sürü Paranoyak ekran arkalarında seni gözlüyor olabilir… sen en iyisi Anabel koy ismini Anne. Yahu bırak Anne yaş meselesini…anlıyamadın hala…anlatamadım mı hala…kamerayıda unutma Anne…tabii ki anlayamazsın Anne.
Bu senin yaşadığındır
Bir ev sıkılır kadınlardaki
Bir adam sıkılır kadınlardaki
Seni sevmek bu kadar mı
O benim yaşadığımdır.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta