Hep sustuklarımız vardı. Konuşmanın suç sayılacağı, hiçbir kalıba sığmayan ölçü tutmaz yaşam diliminde… Aklın estiğini yapmak istediği, düşünceler havuzuna meydan okuyan… İçten içe tükenen bir ömrüm karesine iliştirilmek istenilendi. Sonuçlarının doğuracağı hesaplara kılıflar biçilen. Yaşanılası ve yaşanıldığı ölçüyle tartılan. En çok kendimizden kaçışımızdı istediklerimizi gerçekleştirememiş olmamız. Bu yüzden değil midir? Hep bir yanımızın eksik oluşu ve yüreklerimizin hep olmazlara koşuşu…
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta