Yeryüzüne inen damlalara sorsaydım
Neden solmuş güller üzerine yağdığını
Sel olurcasına düşerken yeryüzüne
Yangınlara neden koştuğunu sorsaydım
Alelacele koşuşunu anlayabilirdim belki
Leylaya sorsaydım aşkın tarifini
Mecnun nasıl biri belki anlardım o zaman
Sevginin nasıl bir dağa döndüğünü anlardım
Yol ki bizce insanlığa giden sevginin
Anlardım nasıl bir esrarı olduğunu
Sorsaydım yol kenarında oturan düşünüre
Anlardım belki hayatın yol haritasını
Anlatırdı isterse denizlerin fısıldadıklarını
Ömrün nasıl bir bağ olduğunu anlar mıydım
Sessizliğin haykırdığı gece saatlerinde
Hasta bekleyene sorsaydım yatak başında
O ince çizgiyi gözlerimle görürdüm o zaman
Anlardım belki bir şeylerin kıymetini
Nedense hep en son anlaşılır kıymet
Belki anlardım neden başta anlayamadık
Kıyıya vuran Akdeniz suyuna sorsaydım
O zaman anlardım damlaların gücünü
Islanan kumlara sorardım neler olduğunu
O zaman çözerdim belki etki tepkiyi
Hatta kıyıda durup rüzgarla ıslansaydım
Sorsaydım gece nöbet bekleyen piyadeye
Ne uğruna bekler dağda taşta bu vakit
Beklediğine değer miydi ömrün şahitlerine
Bekler miydi bir daha değer demezse eğer
Bekler miydim onun yerinde olsam ücrada
Sorsaydım köşede duran çaycı sahibine
Nedir misafirlerin ifade ettiği sana diye
Uzunca konuşup sonuca varırdık mertçe
Hayatta herkes misafir iyi ağırlansın diye
Anlatamadık yahut ısrarla anlamadılar
Gökyüzünden damlaların bizim için olduğunu
Sevgiyle aşkın bizleri devam ettirdiğini,bittik
Anlamadılar hayatın ortak metin olduğunu
Kıymetin vaktinin olduğunu anlatamadık
Anlamadılar su gibi olmayı akıp gitti zaman
Neyi beklediklerini anlamadık onlar da bilmez
Herkesin hayatlarda misafir olduğunu anlatamadık
Anlaşılmak değil derdimiz,anlamak ve anlatmak…
anlatamadık…
Ahmet HüseyinoğluKayıt Tarihi : 18.07.2026 17:02:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



