Metinlerin içinde ateşte uyananlar,
Satırların altında sessizce dayananlar,
Kuşanmış kılıcını görünmeyen ordular,
Kalemlerin rengiyle hevesle boyananlar.
*
Süzülüp demirden şekil alıyor o teller,
Yanan ateş içinde kavrulsun ince beller,
Soğuk kışın ardından çatırdıyor buzullar,
Uzandılar içime şefkatli beyaz eller.
*
Odaların içinde doğsun yeni bir lügat,
Uyanınca uykudan duyuldu o belagat,
Heykellere can veren bilimleri ararlar,
İnsanlığın dilinde okundu yeni lügat.
*
Askıdaki paltolar gibidir eski sözler,
Sobaların yanında kül olur kadim sözler,
Kıyılara vuruyor köpüklü delilikler,
Doğruca aynalara ağlıyor garip sözler.
*
Gökyüzünün altında inşa ettim binayı,
Tünellerin ağzında buldum ben o manayı,
Akşamların içinde yakıyorum ateşler,
Defterlere işledim isimsiz mutenayı.
*
Meydanlarda toplanmış adamlar koşuşuyor,
Kürsülere çıkarak insanlar konuşuyor,
Masaların başında uzunca ettik sohbet,
Topluluğun önünde çocuklar buluşuyor.
*
Dilimizin gücünü herkesten üstün tuttuk,
Alfabenin tadını afiyetle biz yuttuk,
Başkaca sözcüklere ihtiyaç kalmadı hiç.
*
İlk satırlar uçarken pencereden içeri,
Kırıldı teker teker salonların her yeri,
Kar beyaz odalarda dolaşıyor kediler,
Ayırıp gitti güneş bizim tünden siperi.
*
Oyun alanlarında sekerken minik ayak,
Zıplayarak ilerle bitirilsin bu kıyak,
Bildik ki bulduğumuz bu nimet hep sürecek,
Duvarları yıkarken ellerdedir kör bıçak.
*
Heceleri okurken şenlenir kimi anlar,
Büyürken idrakımız bilinçlendi insanlar,
Günler ve boş odalar sesle dolsun diyoruz,
Yanıyor aslanların içindeki volkanlar.
*
Kırıp attık kalemlerin tepesini şimdi,
Kağıtların başında biz duruyoruz şimdi,
Gerek yoktur başkaca hiçbir yeni görüşe.
*
Yürümeye başladık alfabenin izinden,
Elimiz çekildi o kitapların cildinden,
Hatırlanır isimler anlamını buldukça,
Kıvılcımlar sıçrıyor bu ocağın közünden.
*
Dilimize dolanan ifadeyle pişerken,
Ateşlerin üstünden atlayarak aşarken,
Işıklanan mekanlar mutlu ediyor bizi,
Tohumları ekip de salkımlanıp şişerken.
*
Dallarından uzayan ağaçların salkımı,
Güneşlerin altında parıldıyor takımı,
Günler aylar geçince tükeniyor nefesler,
Yanımızdan geçecek kalabalık akımı.
*
Büyük usta elinden doğup giden mimari,
Yapıların içinde bulunuyor ticari,
Hayran kaldık bütün bu öykülere doğrusu,
Renklerini dökerken seviliyor idari.
*
Sözcükleri aradım uzun uzun göklerde,
Metinleri taradım içimdeki eklerde,
Anaların elinden pişiyor yiyecekler,
Heceleri yazarak buluyorum seslerde.
*
Dinlediğim analar yuvasını kuruyor,
Gözlediğim babalar dolusuna vuruyor,
İki elin sesinden doğan o şen şamata,
İzlediğim abide kendisini buluyor.
*
Kardeşlerin insanı ateşleri yakıyor,
Elimizi tutarak madalyalar takıyor,
Boş olan salonlarda çınladı müzik sesi.
*
Söz dizimi yaparak anlamlara karıştık,
Tanımını bilerek bu hayata alıştık,
Güzeldir bu isimler üstümüze giyindik,
Kıtaların adını sayfalarda paylaştık.
*
Dizelerin önünde okuduk ve ağladık,
Kalemlerin altından hevesleri katladık,
Aklımızı alıyor okunan ifadeler,
Kitapların içinde beraberce çağladık.
*
Oyuncular sahnede provaya başlıyor,
Yönetmenler dışarda adamları taşlıyor,
Mutlu olduk beraber oyunların içinde,
Yazarların ateşi odaları haşlıyor.
*
Büyük tiyatrolarda perdeleri dikeriz,
Seyirciler içinden ışıkları saçarız,
Sonunda anlaşıldı beyazların anlamı.
*
Yeni bir alışkanlık bünyemizi yokluyor,
Damara giren bu güç iğne gibi okluyor,
Ateşlerin delisi odayı uyutuyor,
Okuduğu metinler içeriyi kokluyor.
*
Kalsa dilim isimsiz anlamasam ben bizi,
Aradığım lügatler anlatıyor her izi,
O adamlar giderken ağlaşıyor gökyüzü,
Gökyüzünün altında parıldıyor hep dizi.
*
Dünyaların dışından bulunacak heceler,
Alfabenin ardından inşa olur peçeler,
Büyüdüğüm alanlar anlamını yitirdi,
Okunan mekanlarda değişiyor yüceler.
*
Kalemlerin sesinden inciniyor kağıtlar,
Düzenlenen masada ağırlaşmış ağıtlar,
Göründü bak sonunda insanların amacı,
Yazıların altında kıvranıyor bağıtlar.
*
Dünyaların içinde düşünceler pişiyor,
Işıkların altında derin izler üşüyor,
Bilinçlerin kapısı sonuna dek hep temiz,
Kalemlerin üstünden şekilleri deşiyor.
*
İnsanların diline kıvılcımlar doluyor,
Ağaçların altında beyaz adam uluyor,
Okulların içinde büyüdük adım adım,
İsimlerin ardından sonlarını buluyor.
*
Anlamları bularak sergilere gidilsin,
İfadeler kurarak insanlara takılsın,
Boş odalar içinde değişiyor dilimiz.
*
Bir şekilde kırılır metinlerin kapısı,
Bilimlerin ağzında dillenir hep yapısı,
Ağaçların dokusu dolanır bak içinde,
Bütün insanlık için bozuluyor tapısı.
*
Gökyüzüne çıkarak anlamları okuduk,
Derelerin sesinde ilmik ilmik dokuduk,
Oyunların dışında parıldıyor kareler,
İsimleri anarak aranıza sokulduk.
*
İfadeler gücüyle insanları eziyor,
Kitapların başında iplerini çekiyor,
Görünmeyen alanda ışıklar parıldıyor,
Yazıların altından o demiri büküyor.
*
Bütün evler içinde anlaşıldı konular,
Yapıların altında belirlendi kutular,
Gerek yoktur başkaca ifadeye bil inan.
Kayıt Tarihi : 20.05.2026 22:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!