Ankara’ya gelen giden tuş olur,
Geçer zaman, gayretlerin boş olur.
Ömür geçer, çekilenler düş olur.
Kul hakkıdır helâl ettim, olursa!..
Bir gün benden sorgu sual olursa?!..
Ankara yıkıldım bilgin olursa,
Merkep arkasında dolaştırıldım
Kul hakkıdır, helâl ettim, olursa!..
Âlimleri, cahillere boğdurdun,
İlim divanında, cehle kovdurdun.
Üstad, âllameyi, hiçe dövdürdün
Kul hakkıdır, helâl ettim, olursa!..
On bir yıl süründüm bir “Ah!” demedim.
Lüks lokantalarında yemek yemedim.
Halime şükrettim, gayrı komadım.
Kul hakkıdır, helâl ettim, olursa!..
Göğün yüzü, dürüm dürüm dürülür.
Semâlar açılır, divan kurulur.
Ankara yaptığın, orda sorulur.
Kul hakkıdır, helâl ettim, olursa!..
Çağrı kulum, yeter, sızlanıp durma!
Beni de kalbimden, çekip de vurma.
Bildim, yalan dünya, haksıza sorma.
Kul hakkıdır, helâl ettim, olursa!..
04. 04. 2013, Ankara/Çankaya
NOT: Bu şiirin bir hikâyesi var! Kıssadan Hisse! Bu kıssadan hisse üzerine yazılmıştır.
Abdullah Çağrı Elgün
Kayıt Tarihi : 9.08.2026 14:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Adamın birini bir devesi varmış. Ölümüne yakın Deveden helâllik etmek için yanına varıp Deveye sormuş. Uzun yıllar benim için çalıştın, yeldin yorulldun. Ben artık gidiciyim. Hakkını helâl etmeni istiyorum demiş. Deve de: Bütün haklarım sana helâl olsun; ancak öyle bir hakkım var ki onu sana helâl etmiyorum demiş. Devenin sahibi çok meraklanmış. Nedir bu hakkın demiş? O da bunca zaman senin için çalıştım, yeldim yoruldum bütün hakkım helâl olsun; ancak bir şey var ki: Beni bir eşeğin arkasına bağlayıp çektittirip sürükledin ya... İşte, o, "Kul Hakkımı" sana helâl etmiyorum... Demiş




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!