ne zaman
yağmur yağsa
Emirgan' dan Üsküdar'a
anlarsın
adı sen olan yalnızlığı
eski bir ülkenin pullarından yürürsün mülteci
adı bahar olan bir umutla gelsen
göz yaşından uzak iklimler gibi
rüzgarların terkisinde
yıldızlarından tanısam seni
yakılmamış ağaçlarından ve çakıl taşlarından
-hangi annenin sustuğu ninnidir ağladığımız-
hala orada mıdır
o rüzgar
o mevsimsiz yangın
o topraklar
Belki
Uzak bir güle dokunur sesimiz
Kerpiç konakların avlusunda bekleyen eflatun bir geceye
Bakarsın
Kırık tellerimizi onarır yaşlı telkari ustası
geçtik dersin sonbaharı
şimdi unutuşun sonsuz karanlığında şehir
suskun bir notanın sesi rüzgar
uzun kışların ve gecelerin kör bekçisi
şimdi avuçlarını göster kanattığın
“Belki de
Sıcak kuytu koltuğunda Anadolu’nun
Kaygılı dervişlerin lisanıdır kış”
Eskiden hep yaz olan
belki yine
gün batarken konuşuruz İstanbul'u
ne varsa dökülür eteklerimizden
ne demlenmişse
acılardan ve aşklardan geçmiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!