Tarihin mührünü, taşa kazıyan
Asırlar geçse, silinmez boyan
Garibi, yoksulu, darda kollayan
Merhamet pınarı, özün başkadır.
Yunus’un dilinden, sevelim diyen
Hacı Bektaş gibi, bir olalım diyen
Kavgayı, nefreti, kalpten eleyen
Barışa çağlayan, sözün başkadır.
Tezenen vurdukça, sinemi sızlatır
Bozlağın feryadı, dağı taşı ağlatır
Türküler gurbeti, sılaya bağlatır
Gönül perdesinde, sazın başkadır.
Buğdayın ambarı, ekmeğin hası
Köşektaş'ta silinir, ruhunun pası
Yiğidin harmanı, er meydan özü
Dünyaya bedeldir, tozun başkadır.
İlimden, irfandan, nasip alanı
Gerçeği gösterip, siler yalanı
Kül edip savurur, boşa kalanı
Pişiren, yoğuran, közün başkadır.
Kayıt Tarihi : 10.2.2026 17:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!