gece avuçladı beni
tenhada
diz çöktürdü
ayışığında
damarlarım paslandı
kan yürümedi
sevinç duvarımdaki kansız çatlaklık
uzakların soğukluğunu üfürüyor ırığından
sabahın seherinde rüyaların sonu
yarı uyanık yarı uykulu bir durumda
mahmurlukla tedirginlik kıpır kıpır
ellerim titrek sesim kısık
kapıları sevmiyorum
paslanıyor kilitleri
yüreğimdeki ışığı
almıyorlar içeri
kapıları sevmiyorum
açmıyorlar dertlerini
Kapattığın kapılara bak
Hapsinde gözlerinin
Hepsinde yalnızlık var
Paslanmış tokmakları
Menteşeleri ağlamaklı
Kapattığın kapılara bak
ben kara kanlıyım
yağmurlu akşamların
tutuk söyleşilerinde
savaşım aysız meydanlarda
hüzünlerim yirmi dört saat net
ben kara kanlıyım
beni oku
gözbebeklerine siniyorum sessizce
anlamsızlıklara sakın sığınma
hiç çıkmaz sokakları yazmadım
kâbuslar sabaha çıkarmasa da
seni buluş hikâyemi
Neden susuyorsun her geçen gün
Yaprakların dökülüyor kolların dermansız
Sabah erkenden duyduğum ses
Senin için ağlaşan serçelermiş şüphesiz
Kulaklarımı tıkadım duymamak için
Gözlerimi kapadım görmemek için
kar yağar üşür sokak
özler sınırsız adımları
ütülür nimetler kumar oynar soğukta
kargalar üşüşür ayağın damlarına
titrektir ölüm
güvercin yuvasında
üstüne toz kondurmadığımız
mutluluğun beyaz köpüklerle
çağladığı geceler
hepsi geride kaldı
selamsız sabahsız
bir uçurumun kenarında
uzaklarda çok uzaklardasın...
pençelerinin yırtıcı gücü
saklı ışıl ışıl gözlerinde
sarp kayalardadır yuvan
asaletin kayalarda armadır
yavruların olur ama




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!