Yoğunu fedaya hazır, varı oralımıdır, bilmek!
Layık bulmuyor, belli ki şahane değildim.
Gizli bir his, saklı bir yüz ve bendimi görmek
Mağrur ruhunda kâr, olmayacak biriydim.
Hani, toplu olduğum zamanlar dirime övgü eden
Ağarmış yine, bir bu sabah
Uyanışım öğleyi bulmuş.
Satmışım uykunun mera’sını, geceyi dağıtmışım!
Silik bir kaç şey ardı sıra, bir iki nüans, bir duruş
Siyah beyaz bir felç vurur, ah ne yorgun gözlerim.
Hani döksem yüzüme serin suyunu, ayılsam da bir
Kalınca bütün işler ayağa
Akıl ahmak kesildi.
Vücut belki haklıydı bu soğuk duşa
Bir anda girmenin
Etkisindeydi.
Yok yere hatırlamaz! > etmez,
sesini uzatmaz bu saat olmuş;
yağmaz eyvallahsız, yağmaz! .. Bir damla düşer mi diye;
içinin içinde bekliyorum.
Kulak verdim az önce, işte bu sen diyemedim!
Duyamadım ey! Güçsüz bir şey mi? Yandığım o ses.
Bir daha dilimde kederli sesini okursam
Adını sökerim en karanlık tümcelerden
En güzel dakikaların saklı gizli tuttuğum
Dudaklarınla nemli gönül mahbubumsun.
Yazma hiç; dakikaları geç, saatleri boş ver
Kırma hiç
Bütün tümceleri esir almış bu gelecek
hangi kurtuluşa çare, kutlu bir aşktır.
O hangi sevgilidir, yüreği derin!
dünden hazır, bugüne beni devşirecek!
Tutulmalı yüreğin ekberi ilahisi
sarılmalı canda yücelen ışığa.
İşine geleni anladığın için
yüreğime değeni görmen yasaktı.
Ve sen yağmurlu bu her havada
bulutlara kafayı taktığın için,
yarının getireceği baharı katlettin.
En güzel gün; ne yazın sıcak koynu,
Her adam güzel bir göz arar kendine
aynaları çatlatan kusursuz bir yüz..
Her ziyanda bir ara var ki görmez mi insan!
O ara değil mi günahı gündüz gibi
ışıl ışıl parlayan pürüzsüz bir yüz!
Damda bir martı var, camda bir buğu.
Yağmur mu düşüyor? Gözler mi ıslak!
İçim de bin bir yıkım, akıl da tek bir soru
O gizliden koşuyor? Beni hep aldatarak!
Rehber de adım var, kalbin de başkası
Alışmalıyım
Sensiz
Sabah olacak
Gün ışırken
Yokluğuna
Birkaç gün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!