Sessizlik vurursa eğer cümleleri
düşer sanma Ey adın gönülden!
Saat başı dinlesin şu zahire gidecek
göğü bize yazdık sonsuz zamandan
rüzgarı görmeyen kalbin işitsin.
Şimdi avunursun; ciğeri yanıyor onun, oh olsun!
Bunu hak etmişti, der gibisin.
Aynalarda ki yüzüme yüz vermemiş bana
okunan masallara, o çok sevdiğim şarkıyı
duyumsanan, oksijensiz pik'lerde salavatla
yüreğini yaslayıp, anlara sokulan sevişin!
Usul usul sokul, yavaştan
dokun biraz; sev, okşa beni.
Sar, sarıl hadi kuşat al beni
gecenin bir yarısı, firariyim.
Uykum yok... Yok, yok işte!
Ama ayrıyız biz yine yatakta...
Hani o gönülden sevenler var ya
Gündüz sahilde gece mehtapla
Sevişirler umursamaz tavrı takınırda
Saatler boyunca dudaktan dudağa.
Hem kahroluyor en derin yerim
Gün ne aydınlık yahut nede alaca
Vakit çok erkende olabilir!
Ondandır;
Kuşların gözüne değmemiş daha el
Uykuya girmemiş bir çift göze
Yolda kalmış olan gün atımlarıdır!
Ya ben! Şu ufku saran yetilerime
Bildiklerimden tasavvurla bakacak;
Hiç bir şeyi olduğundan faklı
Göründüğünden uzak!
Daha ne kadar böyle sanacağım.
Şimdi, bütün öfkeni çevirsen de bana
Birden çok şey
İkiden az
Üçle katlanıp
Dörde azalan
Beşe razıydı
Altıdan çok
Ben daha çok yanıyor, ölüyorum!
Gidiyorum sonu yok bir yerlere.
Sen gözümün biricik uğursuzluğu
hiçimsin, değmedin bir gün bile
ömrümün çekilen susuzluğuna.
Sen mi benden şikayet ediyorsun!
Karanlığa kesik fısıltılar da
dolaşan yüze selam olmaz.
Ziyan olmaz yüzün bende
sözün geçmez aralardan.
Çok seviyormuş ya, ondandır;
bir saklı, pek uzak yaban duruşumuz.
Rüzgar ve gök gibi serin bir yolun
uğrak tanılarına mı biz özne olmuşuz!
Yahu
sazla söz gibi bir şey olsa gerek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!