İçtiğimiz temiz su gibi
aziz olmak var
birde içemdiğimiz kirli su gibi
aciz olmak var
seçimini yapmalı insan
Suskunluğum vedadır sana,
Seni sevmediğimi sanma!
Suskunluğum cefadır bana,
Öylece sustuğuma bakma...
Yazmazsam uyuyamam,
Uykum gelirse bile
Başımı yastığa dayadığımda
Ruhum, aklım, derdim
Yazmamı ister benden
Saat kaç olmuş umrumda mı benim
Kedisiyle yaşar o huzur içinde
Sevgi saklıdır hep onun yüreğinde
Söylediği nice manidar sözlerinde
Acı saklıdır Yeşim ablamın
Sözleriyle yaşar o sevgi içinde
Yine bir gece ve sen yoksun
dilimde bir hece kalbimde yoksun
kalbimde bir titreme dilimde suskun
yine bir gece ve sen gecede toksun
yine bir sabah gölgen yok yerlerde
Suyun derinliklerine batıyorum, Ağaçların gölgesinde
Güneşe gücenmiş, kalbin serinliğinde
Gidenlerin ardından yas tutuyorum, kalbimin ötelerinde
Acı kalbimin bir köşesinde
Baktığım suyun derinliğinde
Geçiyor günlerim hüzün dolu
Kapanmıyor gün geçtikçe hüznün yolu
Hüznüm için
Zamana mı küseyim
Gülemiyorum herkes gibi
Vefa demeye mecbursun
Cefa bir kafeste dursun
Sefa kafese kilit olsun
Hüzünden kurtulmaya sevgiyi aramaya
Vefayı tanımaya mecbursun
Günlerim aylarım yıllarım
bugünlere geldim
hepsi benim acılarım
doğrularım yanlışlarım
yanılmışlıklarım
Yaş yirmi beş olsa da
Yirmi bir yaşında atıldım ben hayata
Şeklimi övüp tutan olsa da
Yirmi bir yaşında baktım ben aynaya
Yirmi bir yaşında bıraktım ağlamayı
Yirmi iki yaşında öğrendim gülmeyi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!