Anam öldü gidemedim,
Yolumu bağladın gurbet.
Yüzüne yüz süremedim,
Bağrımı dağladın gurbet.
(Yüreğime koydun bir dert)
Kaşlarını aralayıp,
Sen, sen ol da görme maral.
Her gün biraz ıralayip,
Sen, sen olda sorma maral.
Nasıl olsa alışmışım,
Sen orada bense burda,
Bekleyelim nere kadar?
Hele bir seveni gör de,
Gel görelim nere kadar?
Dost önünde bilgi sayar,
Nerede duyarsız yürek görürsem,
Kahkaha atarak gülesim gelir.
Ne zaman duyarlı bir dost bulursam,
Önünde diz çöküp ölesim gelir.
Özlemi duyarım çekerim yası,
Dünya karga ile çakal dünyası,
Bozuktur genleri, kokar mayası,
Bindiler sırtıma, çürük hayası,
Ne belim doğruldu ne yüzüm güldü.
Ne korkar Allah’tan, ne kalır geri,
Semazenler kalkar sema dönülür,
Ya Allah ya Ali sözümüz bizim.
Hak rızası diye lokma konulur,
Ya Hasan, Hüseyin özümüz bizim.
Yalan değil gerçek dile getirir,
Dost gelmez olaydım zalim gurbete,
Cahilin taşıyla yaralanırım.
Tek oda dört duvar bitmez nöbete,
Kapıdan girince parelenirim.
Bunca çabalarım giderken boşa,
Ben ne isem öyle kalmak isterim,
Göründüğüm gibi, olduğum gibi.
Kökü iyiliğe salmak isterim,
Aslı gibi aynı, gördüğüm gibi.
Dışım neyse içim aynı olmalı,
Geceler üstüme abanır bitmez,
Vay sevda bakışlım vay şiir sözlüm.
Hasret duman duman başımda gitmez,
Oy ceylan bakışlım oy şiir sözlüm.
Aşkın yaşı akar yanaklarımda,
Bu dünyayı pazarlarda satarak,
Senin için köşkler saray alırım.
Yıldızları da üstüne katarak,
Yar, bir bakışını etmez bilirim.
Yar, sevdan da döndüm şair yazara,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!