Kederin anası mutluluktur
Mutluluğun anası keder
Ne yapalım
Böyle yazılmış kader
Bu bir çark-ı felektir
Leylâ ağlamakta sessiz
Gözyaşlarını içine akıtmakta
Taşlar nâle-i sevda ile inlemede
Ve bülbül cellatları
Yine bir kürdan sefası için
Yeni bir av beklemede
Leylâ gecenin prensesiydi
Âlem-i sihr-i siyah rengin pür-efsûn bir sesiydi
Bir gün sustu Leylâ
Karanlıklara küstü Leylâ
Veda edip sarayına
Leylâ yalnız ve sessiz
Üzeri sanki toprakla örtülü
Dümdüz
Taşsız
Servisiz
Başın ellerinin arasında
Düşün ha düşün.
Gerçeğin taşı düştü başına
Düştü "Düş"ün.
Sen
Eski çağların
Yumuşak ve girift hendesesi
Ve gizemi ile
Geleceğin sert ve metalik çizgilerini
Taşıyan
Sevgiye hasretsin
Saf ve riyasız
Berrak ve hesapsız
Seni sevmek ne kadar zor
Ey bin ayın
Kadrine eremediği gece
Çözülmez bilmece
Ey günün üstüne söken şafak
Ey Leyle-i Mübâreke




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!