Dışarıda kar yağıyor.
Her taraf karla kaplı.
Mevlanın kudreti bu;
Herşey onun sanatı…
Lapa,lapa yağan kar;
Nice faniler geldiler:
Yaşadılar ve göçtüler.
Hem fakırlar, hem zenginler:
Hep dönülmeze gittiler.
Elinde var iken imkan;
Yazdım size bir mektup;
Bitermi okumaklan.
En küçük oğlunuda:
Asker et ağlamaklan.
Nisanda çıktım köyden:
Medine medine, güzel medine,
Çok uzaktan geldik zıyaretine.
Hasret kaldık Muhammedin nuruna.
İslamın beşiği güzel medine...
Kibr etme beyim, kibr etme.
Kibrin sonu perişanlık.
Kibir ehlinin sefası,
Fani dünyada bir anlık....
Kibr edeni sevmez ALLAH,
Köyümün yollarında;
Adım, adım yürüdüm.
Yola devam ederken,
Eskileri düşündüm...
Köyümde dolaşırken:
Horazlarının sesini,
Saç altı ekmeğini,
Köyümüzdeki herkesi.
Ben devamlı özlüyorum.
Çocukluk günlerimi,
Benim köyüm ve evim,
Kıymetlidir,kıymetli.
Kahrolası şu gurbet:
Bizleri etti dertli.
Ben köylerde büyüdüm,
Yüce Rabbin hitabıdır:
İnsu, cinnin resulune:
“Rabbın için namazın kıl”,
“Kurban kes”Vaktı gelince.
Kurban dinin bir emridir.
Gece, gündüz hiç durmadan,
Ben Mevlaya gidiyorum.
Gitti gençlik, bitti ömür,
Ben Mevlaya gidiyorum.
Gençliğimde, yaşlılıkta,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!