Sanki bir tutsak oldum,
Gurbetlerde kalarak.
Genç yaşımda ayrıldım;
Köyümden ağlayarak..
Kapanmaz yara açtı,
Çıkmayanlar bilmezler,
Gurbetin acısını.
Gurbettekiler çeker:
Gurbetin sancısını.
Gurbetçi sılasına:
Bütün dünya hayret etti,
Sizlerin dik duruşuna.
Firavun Sisi yüzüne:
Yuh! ! Diyene selam olsun...
Adeviye meydanında;
Bazen Rabbim söyletiyor dilimi;
Kağıda dökerim sadırdakini.
Kimse anlamıyor benim halimi;
Yalan dünya büktün benim belimi.
Niceleri gelmiş, niceler göçmüş,
Sölediğiniz doğru.
Siz iyi bilirsiniz.
Baş üstüne efendim
Ne güzel söylediniz.
Düşünmem azdır benim;
Yeniden hüzün doldu:
Küçücuk evimize.
Emre,Emirhan gitti:
Yaş doldu gözümüze.
İki haftada olsa:
Elinden gelirse dostum:
İyilik eyle herkese.
Daima kar eylemiştir:
İyilik eden herkese...
Dünya fani geçicidir.
Mahlukatın en güzeli,
İnsanoğlu, insan oğlu.
Mevlamızın halifesi;
İnsan oğlu, insan oğlu.
Eşrefi mahluktur insan:
Kadeşlerim, kardeşlerim,
Benim güzel kardeşlerim.
Neden böyle olduk bizler,
Benim güzel kardeşlerim? ,,
Kalbler başka, diller başka:
Çok dolaştım ğurbetlerde:
Bulmak için huzuru ben.
Huzuru bulayım derken:
Gençlik kuşu uçtu elden.
Saçlarıma aklar düştü:
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!