hey çocuk!
kabaran yüreğine al beni
kıvrım kıvrım saçlarına al
gezindir beni oralarda çocuk
gezindir
buğday başaklarına dokunur gibi
gün battığında,
bulutlar kızıla çaldığında
eve ekmek parası götürecekti,
ama yapıştı o gün
kara bir el ensesine,
üniformalı,
bir bayrak istiyorum
dünyalı.
kızıl renkli
kara
buğday tenli.
her renkten
her gün yolda rastlardım
ben okula gider
o işten eve dönerdi.
ben elimde kitaplar,
üzerimde hep aynı ceket;
o işçi kıyafetiyle
bir evi olmalı insanın
gösterişsiz, sade
kulübe de olsa olur hani
ama deniz olmalı önünde
sırtını ormana vermeli
salkımsöğüdü
nedenselliğin karşı zaman kıyısıdır
kimi zaman savrulup düştüğüm yer
hiçbir şey yapmak gelmez içimden
böyle zamanlarda
bir keyifle kurduğum soframı bile
toplamak gelmez içimden
seksen milyonluk
körler ülkesi
insan eti
her şeyden ucuz
insan kanıysa
sebil
koca postallı
koca elli
koca yüzlü bir adam olan
sen
çıplak ayaklı
minik elli
sol yanım yok mu?
ah! şu sol yanım...
yangınlar içinde olan,
hep vurulan,
hep yaralı;
paramparça yani.
üç yüz bir kişiydik
üç yüz bir baret
üç yüz bir kürek
üç yüz bir acılı yürek
sıra sıra dizildik
mataramız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!