Dağ ve denizler bir rıhtım
Kim tutacak elimden bıktım
Hayali bir savaş mı, yok değil bu
Düşler sokağında kaldı iyilik oyunlarım
Saf saf dizilmiş korkularım
teneşirde sanki varlığım,
Bugünlerde çokta iyi değilim
bir halsizlik var üzerimde sanki
kaygısız bir yaşamın seyri gibi
düşüncelerim allak bullak olmuş
yitirdiğim duygular takipte
vicdan dedikleri o nesne
Saltanatında bir bahr, fecaat dolu
Kucağına düşmüş adem şaşkın
Dert yüklü zanneder kendini
Battı batacak korkulu endişesi
Niyaza başlar Rab Rab diye
Daha demin bir kab mey hani nerde
Terk ettiğim bir zerdüsttü
Düştüğümde tuttu kaldırdı
Bıraktığım yahudi idi
Açtım ekmek verdi
Kaçtığım bir hristiyandı
Kara yüzüme su çaldı temizledi
İstanbul
BIRAKTIM SENİ ŞEHR İ SÜVEYDA
SEVGİLİNİN YÜREĞİNDE
BIRAKTIM AĞLAYA AĞLAYA
TERKİ DİYARIM ŞEHR İ SÜVEYDA
Bu geceye düştü kalem
Yazdı dört heceyle sitem
Ahım aldın Ahım aldın
Sustu kırdı yüreğini dirhem dirhem
Ne İstanbul ne Ankaran
Ve sen her nerde isen
Hangi satır aralarında
hangi yolların sonunda
ya da hangi solmuş yaprakta
yazılmış bu izdivaç
belki bahar belki son bahar
uğrayacak bu tren
İzlenmemiş bir filmin afişi gibi
yorumlarla eskiyen hayatlar
şimdi atılmış bir kenara
hüzünle bekler misafirini
kaç satırla o koskoca ömür
yitirilip giderken resmediliyor
Kaçış
yolculuk başladı
hücreleri parçalamış gibiyim
zincirlerimi kırmış gibiyim
mahpustan kurtulur gibiyim
kanatlarım yüreğimde açılmış
gün aşıyor nazeninden
bahara ait yarına ait
tanıdık seslerin
hüzünlü vedası
yüzüne vuruyor
gözlerinde bir iki tomurcuk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!