barut kokusu sardı alabildiğine
kirlendi renkleri gökkuşağının
çocuklar
kimbilir belki de hiç görmeyecekler
renklerin gökyüzündeki cümbüşünü
yeryüzü,lapa lapa yağan kar'a büründü
tabiat,beyazın en güzel tonunu yolluyor bize
yerle gök arası bir ton farkı
tam da vazgeçmiştim; bağ-bahçeden
şimdi yeniden heveslendim
istedimki,kuş cıvıltılarının birbirine karıştığı
uzun zaman önce anladım
aslında hiç sevilmediğimi
gülüşlerdeki o eksik meğer yürekmiş! ..
uzun zaman önce anladım
ağırlığımın para etmediğini
bir kısır döngüdür hayat
sadece yaşamlar farklı
birine bal yedirirken
çoğuna ver edersin soğanı
çelişki dolusun koca dünya...
tanrıların izdüşüm zamanıdır
akşamın kızıllığında
silüeti düşer
Nemruttan Kleo Patra zindanına
bir yok oluşun hikayesidir içrek döngüsündeki çekim gücü
ve içgüdüsel kabuldür ölüm
/ bir çocuk tanırım,kanadı yaralı bir kuş,
yirmi dokuz yıldır çırpar kırık kanadını.../
hüznün perçeminde gezinir gülüşüm,
tel tel dökülürüm yaşadıkça.
yüzümü
düşmana dönecek
tanıdık ararım,
aşina hançeriyle
yapabilseydim eğer
isterdim ki
bir ucu değneğin
yıldızlara değen
iki deniz arası ende süpürgem
yaslardım sırtımı Anadoluya
şiir seviyorum
yalın,dobra
ve insan seviyorum
riyasız,yalansız en sekinden
aynı
şarap gibi
kadife bir mahfazadan parlayan altın misali ışıldar
tanrılara sunulan kadehlerde
hayatın metamorfozunda
yaşayan töz gibi
esrik esintisi gelir baküs şehrinin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!