ETME!
Nerede görülmüş, yanmadan pişme
Yükselmek hoş olur, fenâdır düşme
Daha çok söyleyip, yarayı deşme
Gidene ağlayıp, ahu zâr etme
ETRAFI CAMÎ AĞYÂRI MÂNİ
İsraf etme, çok nimeti
Tercih eyle, selâmeti
Sanma gördük, kerâmeti
Gittikçe, bozulur, zâhir
Selçukluya, dayanmakta iskânı
Ovasına, çok ekilir bostanı
Hanımları giyer, güllü fistanı
Ovanın düzünde, iskân Evciler
Bir yanı Baklandır, bir yanı Dinar
Ayrı ana kuzuları, gelmişler bir araya
Kaptan tayfa anlaşırsa, gemi vurmaz karaya
Anlaşmazlık olmaz sanma, muhakkak ki olacak
Sevgi ve fedakârlık, merhem olur yaraya
İlk günlere dikkat et, daha çok tehlikeli
EVVELDEN ÂHİRE
Adem atamızdan beri
Daha da gidilmez geri
Kapsayacak, tüm beşeri
Olan; Hak bâtıl gâzâsı
Evvel zaman içinde, kimler gelmiş yaşamış
Kimileri nefer olmuş, kimileri paşaymış
Kimileri kazanmak, isterken Cennetini
Kimisinin hevesi, metale ve taşaymış
Kimileri derviş olmuş, gezmişler yalın ayak
EY! FİLİSTİNLİ ÇOCUK
Merhamete susamış, Ey Filistinli çocuk
Seni sevindirmeye, belki yeter bir boncuk
Sana bomba ve, kurşunlar atılmakta
EY NEFSİM!
Olur olmaz her şeyi, benden edersin talep
İsteklerin sınırsız, ne hayâ var, ne edep
Rabbim senin yüzünden, bana edecek gadap
Sen Firavun, ben kulum, Yaratan koymuş yasa
Kılıç, ya yalındır ya kında
Yiğit, tank üstünde akında
Rütbe, şehitlik ya da gazilik
Zafer, muhakkak ki yakında
Düşman, hem içte hem dıştadır
İnsanlık arayarak, sende buldu kendini
Sana olan sevgiler, yıkar gelir bendini
Salavatlar getiririz, senin adın dendimi
Sen Muhammet, Ahmet'sin, Allah(cc)ın Habibisin
Yaralı Gönüllerin, ilacı, tabibisin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!