Akıl ve basireti, bırakmışız nerede
Nefisler arşa çıkmış, enaniyet zirvede
Rüzgarların önünde, savrulan köksüz diken
Üst üste yığılıyor, kuytu, susuz derede
Beyhude hiç arama, bu Dünyada Cenneti
ÇOCUKLAR GELECEĞİMİZ
Günümüzde çocuklar, bilmez masal, bilmece
Bilgisayar oyunları, bin içinden seçmece
Okullar olmuş artık, yalnız sınıf geçmece
Eğitim gerçekleşmez, Kur'anları asalı
ÇÖP KUTUSU
Köşede duran çöp kutusu
Hergün bir şeyler atarlar içine
Aslında sen çöp değil, bir kara kutusun
Açılsa ağzın, dökülse sırların dışarı
Çoğu olmuş, şimdilerde fırıldak
Kemikli sanmıştım, olmuş bıngıldak
Hakkı değil, hatır için konuşur
Çene desen, çene değil, çakıldak
Gözleri kör olmuş, kulaklar sağır
DARILMA
Âmeli niyete, göre insanın
Var ise kusuru, hemen darılma
Toleransı vardır, sürç-ü lisanın
Niyeti ne? Anlamadan darılma
DAVUL ZURNA
Uzaktan hoş geliyor, çalan davulun sesi
Bülbüle zindan olur, altın olsa kafesi
Her canlı mutlak ölür, sayılıdır nefesi
Davulcu tokmağını, habire vurur güm güm
DÂVÛT KİM? CÂLÛT KİM?
Utanmadan kendini, benzetiyor Dâvûda
Deveyi bütün yutmuş, sıra gelmiş havuta
Dâvût fakir bir çoban, elinde var sapanı
Taşı uzaktan atar, zırhı giymiş Câlûta
Dedem yirmi yaşında, çıkmış Balkan Savaşı
Tüfek ve teçhizatı, en yakın arkadaşı
Trablusgarb savaşı, takip etmiş Balkanı
Hergün yeni bir cephe, ateş sarmış vatanı
Kabahat sırmalı kaftan
Giyeni var mı dünyada
Balıklar bilmezler mâiyi
Ama yüzerler deryada
Nefis aklı ifsad eder




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!