Üstüme yağsın bombalar, topraktan var alacağım;
Sulama beni kır çiçeği, haziranda solacağım.
Yükselirsem eğer göklere, siren sesi olacağım;
Sisli mehtaptan yoldaşıma, mezar taşı bulacağım.
Güneş sokağında doğmayan bir güneşim ben;
Ey rüzgar ile sırdaş olan papatyaların annesi!
Düşlerimin kıyısında gülüşünle açar her tanesi.
Süzülürken usul usul, düşten göğe pervanesi;
Yanaklarına sinmiş bir gülün, mehtaba nağmesi.
Afitabı gibisin maviye vurgun gecenin;
Işığın varolsun, gölgende hep biriz;
Sancak açtın korkmadan, hem şanlı hem aziz.
Gecenin bittiği yerde, doğan güneş biziz;
Hepimizin bu sevda, bağrında bir iziz.
Varlığını yaşatacak, düşse bile birimiz;
Ein goldner Schleier legt sich sacht,
Die Welt im sanften Dämmernacht.
In Wäldern raunt ein leiser Wind,
Ein Flüstern, das den Herbst bestimmt.
Die Blätter tanzen, still und schwer,
Bir cümle yarım kalırken akşamın eşiğinde,
Bir harf saklandı zamanın ince beşiğine
Ve kağıt sessizliğe yaslayıp yüzünü,
Okşadı son defa yazılmış bir “seni”.
Ama mürekkep kurumadı kalbin kıyısında,
Üşüyen bir bulut parçasının kararmış hüznü var içimde,
Kokunu çiseleyen bir avuç toprak uğruna;
Uğurladım seni ben bu kara topraklara,
Tutarken çaresizce ellerini cansız bedeninde.
Yokluğun acıtmıyor, kalbimin buğulu denizinde;
Öldüğünde ölmüştüm gözlerimden akan sen birikintisinde.
Bir Şubat akşamı seni bırakıp gidişim;
Gökyüzünü son akşam, yağmuruna yitişim.
Kararırsa bulutlar, sürgün olur inişim;
Aşkın ile başladım, saçlarında bitişim.
Soğuk raylar üstünde kızıl güvercin,
Kaleminle çizdiğim, ne sel ne desen;
Çizmeye ne gerek, kalpteki sel de sen.
Ömrüm için yazdığım, her eserimde sen;
Ateşimsin ama geçemediğim ser de sen.
Ruhumuzdan tüten, umudumun bilincidir;
Sana mühürlü kalemin mürekkebi karşıya kanar,
Kavuşmasın ellerimiz, sen yine karşıda kal!
Bu nasıl bir aşk, melekler sanki arşı yakar;
İçimde bi’yağmur var düşerken karşıya kar.
Kalbime vuran kıyılara, beyaz bir örtüsün;
"İçim!" dedirt bu kalbe, çünkü gözlerimdesin;
İçimde bir harabe, "Ben hep özlerim." desin.
Işık vurmuş yüzüne, kalbimde bir yerdesin;
Mavilere boyandım, karış bulutlara derde sin.
Topladım dün gökyüzünden pembe bir kasımpatı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!