Acıyla kenetlenmiş kadınlar gördüm,
Sesleri titrek, tenleri soluk, gözleri fersiz.
O kadınların sonbahar gibi hüzünlüdür aşkları,
Bu yüzden de hep yalnızlık kokar düşleri.
Yalnızlıklarına, öfkelerine, özlemlerine,
Kanadı kırık martılar karşılık verir...
Gözlerindeki suskunluktan belliydi,
Günah şehirlerinde koparacağın kıyamet.
Bir gün, yüreğinde nasır tutan öfkenin,
Yanardağları titretip Pompei’yi yutacağını,
Onca ihanetin darağacına asılacağını kim bilebilirdi ki?
İçimdeki mutsuzluğu akıttım gözlerimden.
Ruhumu kemiren, o ölümcül aşkı bitirdim,
Seni, çocuklarımı, elbiselerimi, evimi.
Bu şehir, kabuslarımla uyanmayacak artık.
Terk ettim bütün hayallerimi, kendimi.
Yorgun martıların hıçkırıkları yankılanır,
Gün gecenin alacakaranlığına esir düşerken.
Meçhul kadının gölgesi dalgalanır yakamozlarda,
Gözyaşlarında lav, dudağında acıklı hüzün türküsü.
Duvarlarda yankılanıyor sensizliğimin acıları,
Buralarda esir düşüyor geceler sabaha.
Hayatın ince dallarından kayıyor ellerin,
Son cemre olarak düşüyorsun gözlerime.
Sonra eğreti bir aşkın sihrine kaptırıyoruz kendimizi,
Ukala gecenin karanlığındayım, ışıklar üşüyordu,
Derin bir sessizlik, yalnız gözlerinde...
Yan masadasın, bakışların kaçamak,
Kuru ayaz işliyor iliklerime, yarın yok...
Nefesin kulaklarımda, kalp atışlarını duyuyorum,
Yazda mıyız, kışta mı, belli değil.
Sizler bilmezsiniz, görmezsiniz, belki de görmezden gelirsiniz,
Duyarsızlık kaplar kalplerinizi bazen, hep uzaktadırlar onlar size
Yaşamın kıyısında hayatlarıyla satranç oynar bazıları!
Ya da freni patlak otomobil duramaz ya bazen,
Kanatlanıp mavi bulutlara yükselir masum çocuklar!
Bazılarını hiç beklenmedik bir fırtına iter arkasından,
Ben doğmadan,
Benden önce
Önüm sıra,
Çok şairler,
Göçmen kuşlar göçtü sıcak diyarlara.
Zembereği kırılmış bütün saatlerin...
Kuzey yıldızı gece yarısını gösterirken,
Kuru bir yaprak gibi düşüyorsun gözlerime,
Ve, siluetin alabildiğince çıplak, üşüyorsun!
Bu apansız esen rüzgar da neyin habercisi?
Dinle sevgili, Boğazda,
Dün gece şehrin ışıkları bir başka parlıyordu,
Görmediğim pırıltıydı gözlerindeki,
Silüetin esmer bir dövme işliyordu tenime.
Ruhumun maviliklerinde yüzen,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!