Sarma şu dağları artık, eri be kar
Bıktım artık soğuktan
Hüküm mü süreceksin sonsuza dek
Titreyecek mi hep eller
Ya o sıcacık kucaklar, onlar ne olacaklar
Zamanıdır sensizliğin yetti bana bu kadar
Evet.
Sanırım öyle
Herkes dilediği gibi yaşamda
Evet.
Bilmek zorunda değiliz hiç bir şeyi
Kızma bana tamam mı ?
Ve sus biraz
Benden dinle sende neler olduğunu
Benim gözümde ve hatta içimde nasıl durduğunu
Sen
İki kere gelmiştin
İki kere uzanıp dudaklarımın yoluna
Sere serpe kendini vermiştin
Bir keresinde kısa düştü uzanışın
Bir keresinde sen vazgeçmiştin
Sende ordaydın hatırlasana
Bi başına kalan bendim
Ne bir şey söyledin
Sen bir derya olsan ve
Dalgaların beni bulsa
Senin bir ucundan bir ucuna
O dalgalar beni atsa ne var?
Sen bir serap olsan çölde
Gencecik bir fidansın sen
Toprağa henüz düşmüş ve henüz kök salan
Az sonra yaprakların açacak
Belki birazcık bekleyeceksin ve sonra
İlk baharda bir çiçek
Sonra küçük de olsa bir meyve vereceksin
Elimde bir kalem ki mahzun, hep kederi yazar
Miras kalmış sanki bana, keder kaderi yazar
Aşk rüyadır insana ama alnında ederi yazar
Bir garibim öyle doğdum öyle de ölürüm ben
Aşk bende yaşasın dedim de olmadı işte ne çare
Bir sabah hayaliydin sen
Uyandığımdan bile emin değilken gördüğüm
Göz kapağımın aralığından bir tebessüm
Belli belirsiz bir yanak okşanması
Islak bir temas dudağımın kenarında
Hafif bir fısıltıyken günaydın kulağımda
Oku
Sadece oku
Sana yazılanı oku
Senin için meraklı
Ve endişeli satırları oku
Özleyen kelimeleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!