Akgün Akova Şiirleri - Şair Akgün Akova

Akgün Akova


sevgilim
ecza dolabının raflarında bekle beni
bir tüp diş macunu, bir şişe siyanür
ve zambak kokulu sabunlar

Devamını Oku
Akgün Akova

günlerim karbon kağıdı
ve en keleği
bir böcek olmak
kıyısında
aç leyleklerin beklediği
bir orman yangınında

Devamını Oku
Akgün Akova

_Sivastopal,2 temmuz 1993,
37 ölü,
milyonlarca şiir yaralı._

sizleri tanıyordum
sabahları geçerek önümden giderdiniz işlerinize

Devamını Oku
Akgün Akova

uzun bacakli bir yaban hayvaniydi ask
haril haril onu aruyordu Istanbul, duyuyorduk
Galata Kulesi'ndeydik, basin omzumdaydi
Kule döne döne içimizdeki gökyüzüne akiyordu
sevgilim
yüregimin ipiyle dudaklarina indim senin

Devamını Oku
Akgün Akova

kimin elini tuttuysan
gökkuşağının altından geçti

Devamını Oku
Akgün Akova

ameliyat odasına
alındığında bir çocuk
kapıda
ağlaşarak onu beklerler
yaşamın
kolay bozulan

Devamını Oku
Akgün Akova

- Ümit'e-
işin doğrusu
önce sarıyı gördüm, sonra hepsini birden
düşe dalmış bebekti gök oyuncağıyla

ilerde adamla çocuk

Devamını Oku
Akgün Akova

alev almış yıldız sesiyle çalınca herhangi bir telefon
sanadır
durma aç
alooo'na karşılık bir tanıdık koku duyarsan,
gönül borcu var gibi
hani mummutluymuş, sevinçten dili tutulmuş gibi

Devamını Oku
Akgün Akova

'yuvarlanan bir taş değildir şair”
diyor Pablo Neruda

kayaların üzerinden
kendini boşluğa bırakıyor bir albatros
içimdeki uçurumun kıyısında

Devamını Oku
Akgün Akova

ayrıldık ya, ateşini söndürdüm, uçuçböceklerini yaktım
içim cız etmedi mi, etti, allah kahretsingözlerime uçaklar düşmedi mi, düştü, allah kahretsin
gül yapraklarını tuvalet kağıdı yaptım, yıldızların
bodrumda
Nuh'un gemisi sırtımda paramparça
cami kedilerinin yalnızlığından geçindim ve daha bilmem

Devamını Oku