Büyümek; iç içe geçen kusursuz çemberler çizmektir,
Toprağın o sessiz sabrını karanlık bir gövdede eğirerek.
Zamanı kendi üstüne, ağır ve katı bir zırh gibi giyinmektir,
Geleceğe doğru değil, daima dışarıya doğru genişleyerek.
Daralan her halka, bulutların esirgediği sağır bir kuraklık,
Genişleyen her kavis, köklere bahşedilen cömert bir yağmur.
Burada ne isyan barınır, ne de fani bir telaş, dar bir sokaklık,
Işık yavaşça ahşaba dönüşür, mevsimler sükûnetle yoğrulur.
Unutuş işlemez bu arşive, silinmez gövdedeki hiçbir yara,
Sertleşmiş liflerin ardında istiflenir asırların o katı tortusu.
Keskin bir çelik inmeden, kimse vakıf olamaz bu sırlara,
Ancak ölümle okunabilir, bir ormanın bu en dürüst kurgusu.
İnsan zamanı bir hat sanır, ileriye fırlatılmış kör bir ok,
Oysa yaşamak; merkezden etrafa büyüyen dilsiz bir helezon.
Açılan gövdenin kalbine bak, o ilk günkü fidandan eksilen yok,
Başlangıç hep içeride saklıdır; ağaca kazınmış bu eşsiz kanun.
Kayıt Tarihi : 4.3.2026 15:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!