En ufak bir emaresi kalmadı beyazın,
Arındım temizlikten, kirlenmek için daha çok.
Hiç kimse günahlara karşı cesur değil,
Cümle alem sahte sevaplar arayışında.
Gözlerinde bir zerre aşk yok,
Yastığıma söylendiğim,
Hayal ürünleriyle nefesleniyorum,
Kalitesiz bir mola denilebilir.
Bilmiyorum.
Evimi kaybetmiş,
Kalıplara sığamadık.
Bakma sığmak pek istedik,
Sonra ya yüzümüz düştü,
Ya peşinen ağlamaklı olduk.
Biz bu değildik!
Biz ne bunlara güldük,
Anahtarı almak gelmedi içimden,
Ama aldım ve açtım kapıyı.
İçeri girmek de gelmedi içimden,
Ama girdim.
Hiç soğuk değil bugün,
Gelsin dedik,
Giyinelim filintaya yakın.
Huzursuzluğumuzu altına saklayalım,
Eskidikçe güzelleşen kabanımızın.
Bu mevsim güvensizce...
İnanıyor pervasızca herkese;
Yarın yokmuş gibi,
Huzur çokmuş gibi,
Dertler uçuşmuş gibi başından sanki sonsuza...
Nasıl ama?
Nasıl da kasvetli bir hava...
Kasvetteki mutluluğu görebiliyor musun?
Bulutların yağmuru yağdırmak için hazırlanışını görebiliyor musun?
Esen yeldeyim.
İşte tam oradayım.
Yalnızlık duman gibi...
Karnın doyar geçtiğini sanırsın,
Bir sigara içer geçtiğini sanırsın,
Kararlar alırsın ve geçtiğini sanırsın.
Tütmeye devam eder...
Kokusunu duysan bile,
Gömülenler ayağa kalkmazdı
Ya kalbimizde ya dünyamızda
Son sözü hep ben söyledim
Ya kalbinizde ya dünyanızda
Haberiniz yok...
Bahçeleri ne kadar yabancı bu şehrin.
Sanki hiç adım atmamışım,
Sanki hiç dallarına takılıp düşmemişim gibi davranıyor.
Hiçbir şey olmamış gibi...
Bu şehir de mi pişman acaba,
Benden çok şeyler götürdüğü için?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!