--Albatros olan her Türk Gencine...
yedi kat gökten indi sevdan
karanlık odasına yüreğimin
ruhum bir mabetti sanki
kapalı seslerine alemin
Ey varlığımın nadide güzelliği,özüm
Geçmişimin ve geleceğimin temeli iki gözüm;
Oturdum bir akşam vakti, başım ellerimin arasında
Düşündüm seni ve senden bana geleni anne.
Gördüm ki çok şaşırmış ama yok olmamışım anne.
Endülüs’ten artan bir çığdır yüreğim
Yakılmış yıkılmış gemilerden geriye kalan
Müjdeli İstanbul önlerinde şaha kalkan
Doru bir küheylan misali gençliğim
Sultan Fatihin kır atının üzengisinde
“Sen vur da tamburun tellerine yar
Gözyaşım süzülsün ellerine yar”
Güzel gözlüm dilberim dileğim
Süzülsün gözyaşın
Ey canan vur da öleyim
---Ay ile Yıldız dosttular, birbirlerinin ışığında boğuldular!
Yılların yaşanmamış yerlerine
Yaşana gelen sevdadır içimde
Bir damla gözyaşı senden elimde
Bir yıldızın aydınlığına sığınarak
Seslendi yürek dilim sana ve geriye…
bir özlemdir şimdi aşk
düşsel bir çağlayanın kıyısında
kaşları çatık, eli silahlı
yüreği sevgi dolu
zeybekleri dinlemek gibidir.
Gidenler dönmese de geriye
Acını yaşa, adını yaşat biteviye
Sonra bir gül ver bu deliye
Ağlama arkadaş ağlama...
sözlerin bittiği yerde
başlarım hep sevmeye
haykırır gözlerim;
'SENİ SEVİYORUM' diye..!
Ölüm aşığın kalbini
Gece yoklar sevgili
Benim sende kalmadığımı
Anladım anlayalı
Her gece misafirim
Sensiz her gece bir inme
masanın başına oturup
yazacaklarını düşündün mü hiç,
eline kalemi alıp
diline geleni kağıda yazamadığın oldu mu,
gözlerinin içine bakıp sevdiğinin
sevdiğini söylemek isterken
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!