AŞKIN SAVAŞI
Güzellik aşkın tuzağı
Akla kurulmuş pusu
Olup biteni görmese
O fettan beni sevmese
AFFIMI DİLİYORUM
Benim suskun yüreğim
Benim esrarengiz aşkım
Ben seninle yaşadım
Seninle öleceğim
AĞIZ TADI AŞK
Yarın diye nereye baksam göremiyorum
Ben mi özneyim bu eylemde sen mi öznesin bilemiyorum
Rahatım kaçtı ölümlerden intiharlardan
13 MART 2014 PERŞEMBE
BUGÜN evde kimse yok. İhsan sabah erkenden okula gitti. Dünkü uykusuzluk bana iyi uyku yaptı. Bu kanepede uyumak zor olsa da bana zevk veriyor. Oldum olası kanepeleri severim.
Hatun Adapazarı’nda kızıyla kalıyor. Evi toplayacaklar ve gelecekler. Damat askerde. Dün Şırnak’a gitti. Sabiha Gökçen’den 1 saatte Şırnak’a vardı. Ben daha ikinci derse girmeden bölüğüne teslim oldu. Ah şu teknoloji, insan hayatını nasıl değiştiriyor. Ama acaba mutlu ediyor mu? Mutluluk insanın içinde.
Lisede öğrenciyken böyle bir münazaraya tanık olmuştuk. Orada teknolojinin insanı mutlu etmediğini aksine mutsuz bir toplum yarattığını savunanlar kazanmıştı. Amerika’da medeniyetin bir topluluğun varlığını öğrenmem bu konuda beni düşündürdü durdu hep. Ergide vermiyor, devlet hizmetlerinden de yararlanmıyorlardı. Askerlik de yapmıyorlardı tabii. Ah dedim keşke bizim ülkemizde de böyle bir yer olsa da oraya gitsek. TV’nin olmadığı bir dünya. Elektrik yok, sular ilkel yolla ediniliyor. Tarlaları kazıyor, ekip biçip yaşıyor, hayatımızı idame ettiriyoruz. Akşamları birbirimizle halleşebiliyoruz.
AHİR ZAMAN AŞKI
İşte tam o günkü gibi ateş bacaya düştü
Ben senin en ince yanın sen benim en gizli şeyimsin
Bir şeyim eksik benim bir şeyin fazla senin
Çarmıha gerilmiş aşk saatleri için
AHIR ZAMAN MÜSLÜMANININ ZOR İMTİHANI
Ahır zaman Müslümanının işi zor. Gerek dinin gerçeğini öğrenmek, gerekse onu yaşamak oldukça zorlaşmış durumda. Şeytan bin bir hile, tuzak ve düzen kurmakta.
Birinden çıkıp diğerine düşmemek imkansız neredeyse.
AHLAKİ NESİLLERİN EĞİTİMİ
Ahlaki nesiller için eğitim nasıl olmalı. Eğitimin okullara bırakılamayacak kadar önemli olduğunu düşünürsek, hayatın her alanında eğitim anlayışıyla hareket etmek gerektiğini bilmeli ve ona göre hareket etmeliyiz.
Eğitim öncelikle anne karnında başlar. Annenin yediği, içtiğinin helalliğine dikkat etmesi, hamilelikte manevi bir hayat sürmesi anne karnındaki çocuk için çok önemli. Ayrıca hamilelikte ceninle ilgilenme, onun eğitimine o demlerde başlamak gerektiğini efendimizin ifadelerinden anlıyoruz.
Annenin eğilimlerinin karnındaki çocuğa yansıyacağı bilimsel bir gerçek artık. O halde anne her dönemde olduğu gibi bu dönemde de davranışlarına, günlük hayatındaki eğilimlerine dikkat etmeli, yaptığı her eylemin çocukta bir yankısı olacağını hesap etmelidir. Doğum esnasında ve doğumdan sonraki tüm edimlerin çocuğun sonraki hayatında yönelimlerini hesaba katmamız gerekecek.
Ailenin tüm yaşantısı çocuğun dünyayı anlaması ve değerlendirmesinde ölçü olacaktır ki bunun şuuruna varılarak hareket edilmesi gerekir. Eğer iyi bir evlat sahibi olmak istiyorsak öncelikle kendimiz iyi olmayı seçmek zorundayız.
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE HUKUKUN RAFA KALDIRILMASI
Yozlaşma ne zaman başladı. Bu bilinmiyor. Belki ta çok eskilerde. Necip Fazıla göre kanuni dönemine kadar uzanıyor. Yükseliş döneminin zirvesinde başlıyor çürüme.
Rahmetli Necip Fazıl hatırladığım kadarıyla çürümeyi ilmiye sınıfından başlatıyor ve onun da müsebbibi olarak Kanuni’nin ilmiye sınıfının serbest seçimine müdahale edip atamaya bağlamasına dayandırıyor. Evet, o güne dek yönetici erkten bağımsız kendi içinde hiyerarşik sistemde seçimle yönetilen ilmiye sınıfı Kanuni’nin müdahalesiyle atanarak yönetiliyor.
O güne dek yönetici erkten bağımsız yaşayan ilmiye sınıfı yönetici erke bağlanarak hukukun üstünlüğü anlayışı yerine yönetici erkin üstünlüğü anlayışına yöneliyor. İşte ne oluyorsa ondan sonra oluyor. Hukuk altüst oluyor, güç hâkim oluyor. Piramit tepe taklak ediliyor. Keyfi yönetim ondan sonra başlıyor. Hakkı hukukum üstünlüğü anlayışı tek ediliyor, kuvvetin iktidarı başlıyor ve zülüm adım adım hâkim olmaya giderek mutlak hükümranlığını ilan etmeye başlıyor. Ediyor da.
Bugün ilmiye sınıfının yönetici erkten bağımsız görünmesine bakıp özgür olduğunu sananlar aldanmakta, onların daha güçlü gördükleri odakların emrine amade köleler olduğunu anlamamaktadırlar. Onun içindir ki ilmiye sınıfı darbelere her hal-u karda destek vermektedir. Ancak bu sınıf gücün yer değiştirdiğini gördüğü yer ve zamanlarda yine gücün yanında hatta emrinde yer almakta, bu durumlarda onların darbeye karşı olduğunu sananlar yine aldanmaktadırlar.
AH NE ZOR
Ben o mektupları sana yazdımsa da yazmadım
Ah yazıp çizdiğim hayat defterimdi
Senin için yola çıktı bu kervan
Senin için yazıldı bu şarkı




-
İsmail Karaosmanoğlu
Tüm Yorumlarhaydi şair dostlar görüşelim