Geceye ulaşmak, baş başa kalmak
Çiçek gibi açıp kandilden sarkmak
Bir kerahetten girip diğerinden çıkmak
Güneş gibi doğmak ümit yaylasında
Bir doğuş vaktinde bir de gurup
Geçmiş zaman idi
Her şey sevimliydi, bebeksiydi
Gerek yoktu konuşmasına
Ağlaması yeterliydi
Her şey etrafında pervaneydi
Fır fır dönerdi
Geçmiş zaman bulutlarına sarılmış
Nice aşklar saklar okyanuslar, nice aşklar...
Ferhat’lar Şirin’ler Leyla’lar Mecnun’lar
El ele koyun koyuna okyanuslardalar
Keremler Aslı’lar, bi de aşkına ağlayanlar ey sevgili
Bi de aşkına ağlayanlar
Sen uyumaz mısın?
Ben gecelerin bekçisi
Burçların tüfekçisi
Kurçların inatçısıyım
Ben uyursam kâbuslarım uyanır
Aklıma gem takip kalbime verdim.
Aldı diyar diyar gezdirdi beni
Boynuma ip takip o yâre verdim
Kir beyaz buruşuk beze sardı beni
Yılları kovalarken kaçan ben oldum
Gerçekler acıdır, yalanlar acıtır.
Pembe yalanları, mor yılanları
Bir haktan gözyaşı haklatır
Miraç; ubudiyetin (kulluğun) mümessili ile rububiyyetin sahibi, sultanı yüce Allah (cc) arasında geçen yüz yüze görüşmenin adıdır.
Kainat büyük bir insan, insan da küçük bir kainat olduğundan dolayı, insan üstünde kainattaki her şeyden bir numune taşımaktadır.
Bir karınca bal üretemez, bir arı süt veremez. Bir koyun yumurta yapamaz. Programlandıkları halin dışına eğitim ve öğretimle dahi olsa çıkamaz. Oysa insanoğlu karınca gibi çalışır, kuş gibi uçar, balık gibi yüzebilir. İnsan bu ve benzeri birçok fiziksel ve ruhsal hünerleri varlığında cem eden kendini geliştirebilen tek varlıktır. Bütün bunları zekâsını ve iradesini kullanarak terakki edebilir melekleri de geçebilir. Aksi yönde kullanıp hayvandan daha aşağılara da düşebilir.
Bütün bunların ışığında diyebiliriz ki Efendimiz (sav) karıncasından arısına, kuşundan balığına, atından ineğine, atomundan hücresine, yıldızlarından galaksilere bütün alemlerin yüce yaratıcısına olan ubudiyetlerini, kulluklarını yüce Mevla'mıza sunmuştur.
Gergedan boynuzunda ahkâm kesen akbaba
Gergedan boynuzunu salladı sallayacak
Gitmek mi istiyorsun
yoksa silmek mi gözlerinden
Belki her ikisi de
Aslında gitmek de bir çeşit silmektir
Gel gör ki silinse de boyutlar
Kirli izler kalır hep beyaz yansımalarda
Gitmek mi istiyorsun
Yoksa silmek mi gözlerinden
Belki her ikisi de
Aslında gitmek de bir çeşit silmektir
Gel gör ki silinse de boyutlar
Kirli izler kalır hep beyaz yansımalarda




-
Ahmet Ihsan Arac
-
Ahmet Ihsan Arac
Tüm YorumlarGeceler siirime gebe geceler
Gecelerin icinde heceler, kafiyeler
Sadik bir es gibi dokmek icin icini
her aksam yataginda beni bekler
Arkada birakmak bir kadayif tadi..
Cevizi az olsun varsin
Maksat Sekerle yazmaksa adi