Alışmıştım allar giyip allandığına
Morlar giyip salındığına
Eteklerinde mavi bulutlar uçuşurdu
İlle de mavili diyordum seni görünce
Sana mavi yakışıyordu
Kazmayı vur toprağa vur çapayı
Kır taşları karıştır toprağı
Aksın üstüne iki damla ter
Beş para etmezlere üç paraya satıldığı söylenenlerin hukuk oyunlarıyla
Olmadık olayları Fetullah’ çı yalan düzmece planları ile
Bir avuç kapitalist dinci çıkarcının ekmeğine yağ süren savcıları yazıyor
İstanbul Boğazı’ nda tsunamiye tutulmuş tekne gibi yalpalarla
Kaç kere aklanıp paklanmış olanları belden aşağı vuruşlarla
Solumda tek tük açmış iri beyaz çiçeklerinin ıtırı ile manolya
Sağımda ıhlamurun mest eden kokusu
Gerisinde çınar boy atmış
Bu karanlık nasıl bir karanlık ki
Git git bitmez
git git bitmez
Bu yol nasıl bir yol ki
Git git bitmez
git git bitmez
Hayalini yorgan yaptım, çektim üstüme.
Çıtırdarken şöminede aşk ateşi,
Cehennem ateşi yüreğimde, yanar da yanar!
Ben üşüyorum be canım…
Yokluğun her şeyden zor!
Çömelmiş eli çenesinde, bilmeden peri bacası olmuş daha 6-7 yaşlarında!
Dirsekleri dizleri ile kesişmiş çokgen.
Boyun bükük, hiperbolden parabole düşen, eğilimde çizgi!
Kömür gözleri iki nokta yan yana, fersiz ışıkları birbirine paralel!
Umarsız bakışlar, yarınlara azalan umut eğrisi…
Ayaklar yalın, pantolon yırtık, yamalı göynek lime lime sırtında..
Şu anda Milli Eğitimimizin içine eden, eğitim/öğretimi orta çağ dönemine indirgeyen ve bunun sonucunda cahil bir toplum yaratan; aydın, ilerici, devrimci, demokrat öğretmene en büyük ihaneti ve kötülüğü eden;
Kendi yaptığı kötülükleri yanlış olarak niteleyip öğretmen toplumuna sunan ama halen de yapmaktan geri durmayan;
Cumhurbaşkanlığını gasp etmiş rte’ yi dinlerken, kimlere kaldık (!) diye üzülürken ve bunları başımıza bela eden cahillere nefretimi sunarken….
Tüm öğretmenlerimin, öğretmen arkadaş, eş dost ve tanıdıklarımın ve ülkem ve ulusum için Atatürk’ ün ışığında gayretle çalışan tüm öğretmenlerin..
Öğretmenler gününü kutlarım! ..
Selam ve saygılarımla.
Kadın hastalıkları polikliniği girişinde yürüyor bir kadın,
Çirkin yüzünde kalın çizgiler, dağınık saçları savruluyor iki yana.
Örme yeleğinin bir yanı sarkmış, diğer yanda biraz daha uzun eteği.
Kendinden usanmış, bezmiş canından sanki!
Yürüyor salına salına kucağında poşetler, sarkmış kolundan çantası…
Telefonu çaldı birden, Karadeniz Kol Bastı Oyun Havası! ..
Evrenin barış elçisi Hazreti Mevlana Hazretleri çağırır
Ne olursan ol tövbeni bin kere bozmuş olsan da yine de gel der
Semazenleri pır döner
Döndükçe etekleri yelpazelenir
Döndükçe gönülde aşk tazelenir




-
Vehbiye Yersel
-
Vehbiye Yersel
-
Vehbiye Yersel
Tüm YorumlarYüreğinize sağlık çok güzeldi
Yüreğinize sağlık çok güzeldi
Yüreğinize sağlık çok güzeldi