Göğe yükselen bir buhar damlacığı
Gökten inen bir buhar damlacığı
Her şey her şeye varır
Her şey bir şey olmaya yürür
Bir değişimdir her şey
Bir oluşumun değişimi
galaksisini yitirmiş yıldızlar gibiydik
.........bir sıla türküsünde
insandık ışıksız, ışığını yitirmiş
.hep gözlerimiz kapalıydı
içimize bakarken dışı seçmedik
uyuduk uyanmadık
Gölgeye
Karanlıktaki ışık
Işiktaki gölge
Bir şeyler anlatmaksa
Dileğin, açık söyle.
dillerinde akrepler gizler insanlar kimi
kiminin tez kiminin geç öldürür zehri
sen kaldır üzerlerinden sis perdelerini
görecesin tavşana kaç tazıya tut dediklerini
savrulan mürekkepler çıkmaz hayata
.....silindi sanılır yaralar
bir ovmalıkdır
......ya da okşamalık
yüzey gider iç hava alır
Allah'ın sunduğu ilksel düş
saksız bireşimler zinciri
bizimse uyum dediğimiz
ilksezi! devinim varlıklarbütünü
Güneşin doğduğu sabahlar vardı eskiden
Hep ışıl ışıldı her yer
Dibi görünürdü denizin
Parlardı derinlerdeki taşlar
Bir temizlik vardı her yerde
İnsanın ruhu açılırdı
bugün düşünüyor bugün sorguluyorzuz
ardından bulduklarımızı
………sandıklara dolduruyoruz
ve zamanla eriyor
………ayrımına vardığımız simgeler
Ey sevgili
Yokluğu yağmur öncesi
Varlığı yağmur sonrası
Şimdilerde karamsarlığım
Şimdilerde kasvet gel gidim
Öksüzlüğüm yetimliğim
Sayeler arasında geçen bir hayat yaşadığımız
Yılanlar dolanırken sarmaşıkları,
Ağaçlar arasında kum torbası bedenler,
Sanki kahinler var aramızda,
Lakin önce meçhul sonra da ketumlar,
Her nasılsa kol geziyor bulup da




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!