Sağır bir odaya hapsedilir ya insan bazen,
Çığlıkların kaybolur duvarlarında.
Sadece bir lokomotif gürültüsü duyarsın yüreğinde...
İşte bu haldeyim, sen gittin gideli.
İşte böyle bu haldeyim, işte böyle sağır...
O lokomotif ve ağzına kadar yokluğunu taşıyan
Vagonlar geçiyor üstümden, ağır ağır...
Sen gittin gideli bir kum saati gibi yüreğim;
Yarısı, sana kavuşma hayaliyle dolu,
Yarısı, o koskoca yokluğun kadar bomboş.
Ve ben almışım yüreğimi elime,
Bir kum saati gibi çevirip duruyorum:
Hayallerim yokluğuna akıyor,
Yokluğun hayallerime doğru, ağır ağır...
Sen gittin gideli, raylar döşeli içimde ucu sana uzanan,
Kulağım, seni bana getirecek bir trenin ince siren sesinde.
Seni arıyorum vagonlarında tek tek...
Bütün vagonlar yine ağzına kadar yokluğunla dolu.
Ve o tren yokluğunu bana bırakıp,
Sana kavuşma hayallerimi yükleyip
Geçiyor üstümden, geri dönüyor ağır ağır...
Hayallerim ağır,
Yokluğun ağır,
Ben hala o sağır odada hapisim ,
Kulaklarım ise daha çok sağır...
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 18:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!