Biliyorum
Hayallerim
Bir kelebeğin ömrüyle sınırlı
Sık aralıklarla
Kısa hayaller kuruyorum
Kuruyorum
Sonbaharın gelmesini
..
Ne zaman sana kızsam bilirim senden değil benden kopar
Bir yaprak yüreğine işlediğin sonsuzluğa yükselen o ağaçtan
Ama bilemezsin ki aslında bir orman yanar yüreğimde
Ne söndürebilen vardır ne de o ağacın acısını dindirmeyi bilen
Ağaç hergün büyür büyüdükçe daha çok su ister
İstedikçe verirsin verdikçe büyür daha çok ister
..
Kaf Dağı
..
Dede korkut seher vakti yavaşça yerinden doğruldu,
Gün daha yeni ışımaya, başlamıştı gecenden kalan,
Yorgunluk hala üzerinde bir kabus gibi çökmüştü..
Beyaz aksakalını sıvazladı, beyaz uzun entarisi
Yerlerde sürünüyordu..
..
Bir çam devrildi dün,
Kozalakları gökyüzünden yere değdi.
Kuş yuvaları sahipsizdi yere düşerken
Bir çam devrildi,
..
Birden,aniden farketmek,
Aaa bu kalem, bu da masa,
Neden ağaç ağaç?
Ya aşk!
Anasının rahminden kopup dünyaya geldiğinde çığlık çığlığa ağlayan bir çocuk gibi çağrışımı..
Ya da yoğun bir ışıkla karşılaştığında gözleri kırpıştıran bir aydınlık..
Eşya ve isim,
..
artık hiçbirşey eskisi gibi değildi
papatyadan taçlar yapamıyorduk sevgilimize
gri binalarda sevda tüketiyorduk bilinçsizce
buğulu camlara adını yazıyordum siliniyordu
kimse bilmiyordu seni sevdiğimi
hiçbir ağaç gölgesinde adın geçmiyordu
yeşermiyordu sevdamız hiçbir ağaç gölgesinde
..
Irmak bırak
Toprak, ağaç, deniz, güneş bırak
Geri kalan
Senin olsun
Ruhum bir kurşun yarası zaten
Kanadı beynimin –belası-
..
bir ağacım ormanda dallı budaklı
suyumu bekler dururum
gövdemde adın yazılı
gövdesinde hep aşkının adı yazılı.
dalı yaprağı budağı yarası hep içinde saklı.
bir ışık versen filizlenmeye hazır
..
Ufak bir kıyı kasabasında yaşarım ben.
Duymadığım türküler söyler,
bütün gün güneş yakarken ağaç gölgelerinde pineklerim.
Fırtına varken balığa çıkanları izlerim..
Görmediğim ufak bir kıyı kasabasında yaşarım ben,
hiç gitmediğim…
..
Soğuk rüzğar
Esecek bu rüzğar
Kurtuluş yok
Bir ağaç gibisin gönlüm
Kırmak istiyor dallarını...
Kış gibi ahir zaman
..
O ağaç ağlıyor bir tanem,
o ağaç hüzünlü;
artık yalnız dayanmak zorunda,
kara kışa,fırtınaya...
Artık altında buluşan sevgililer yok!
gizli gizli sevişenler yok!
O yağmurlar,
..
su küsmüş kaynağına
hırsla akıp gider yatağına
toprak emer memesinden
damla damla
verir kendi çocuğuna
çocuk büyür bitki olur
çocuk büyür ağaç olur
..
su küsmüş kaynağına
hırsla akıp gider yatağına
toprak emer memesinden
damla damla
verir kendi çocuğuna
çocuk büyür bitki olur
çocuk büyür ağaç olur
..
Kurşun gri, son bahar yaprak sarısı arasında,
Kasvet ve daha karanlığa dair hislerin sarmaladığı
Son günlerimin bir bahar özlemi var ki sorma.
El soğuğunu unutmuş,
İçimde militanım, umurumda değil.
Aynam yok, bakmadım yüzüne resimlerin nicedir.
Karanlıklarda, göz gözü görmez toz duman ve kötüye dair ne varsa içimde,
..
Filizler yeşerip boy verdi fidan oldular
Bıraktı yakasını koca ağaç oldular
Artık yeni fidanlar dikilmezken yeniden
Herşey yerinde saydı bitti bütün umutlar
12.04.2008/OLTU
Ruhatun
..
Kazanın doğurduğuna inananlar, öldüğüne de inansınlar,
Kazan hiç doğurur mu be hayalperest, menfaatperestler,
Kul hakkı yiyen keresteler ağaç yaş iken eğilirdi bilseler,
Kazanın doğurduğuna inananlar, öldüğüne de inansınlar,
Kazan hiç doğurur mu be hayalperest, menfaatperestler...
..
Her sabah yeni bir umut
Ve her güneş doğuşu
Koca bir tebessüm
Her ağaç tatlı bir gamze
Yollar,bitip tükenmeyen yollar
Bir çift göz,derinliğine hapseden..
..
Adı: Çınar
Doğum Yeri: Londra-İngiltere
Doğum Tarihi: 1878
İkametgâh Adresi: Streatham Common – Londra
Mesleği: Gölge yapmak, oksijen üretmek, kuşları ve sincapları barındırmak.
Bu bilgi İngiltere’nin ünlü parklarından birindeki asırlık ağaca ait. Park dediğim uçsuz, bucaksız yeşil düzlük. Tam TOKİ’lik. 30 hektar, hafif eğimli. Arazi Londra’da değil de Büyükçekmece’de, Haramidere’de olsa A2 usulü 600 villa çıkar. Eski Türk parasıyla tanesi bir trilyondan hacı fışfışa satılsa 200 milyon sterlin. Sadece çınarın kapladığı alandan 4 villa çıkar. Kütüğünü saymazsak 1.3 milyon sterlin.
Bir başka ağaç.
..
Doğadan bir parçayım
Bazen taş,bazen bulut,bazen su.
Bazen bahar gibi açıyorum,yağmurda
Bazen de yapraklarımı döküyorum,
Tıpkı kışın solan ağaç gibi.
(Burdur-Bucak / 1997 Nisan)
..
kökünden kopup kurutulmuş ağaç yok
göğe doğru dalları duacı (salkımsöğüt hariç)
söz geçiremezken zamana yaprakları
büyüdükçe sararır inatla aşktan düşer
yüreğim atardamar basıncına ezik gül
yüzyirmi sayısına rahvan uçuyor görünmez
..