Ressam sanatla yorgun,
Tuvali paramparça ediyor,
Ah ihtiyarlar yok mu gıybet kargosu,
Küçük fırtınalar ardına şimşekler takıp geliyor..
Keza musibetler artsa tutunacak bir yer arar,
Teyit edilmeye muhtacız,
Doğruluk cesaretlik oyunu beyhude,
Yalana meyilli doğruluk aksine,
Hakikâte maske üstüne perde,
Biz nankörlüğe ne kadar da açız..
Hayâl kırıklığıyla boynumu büktüm,
Ne var ki fırtına mevsimi değildi..
Yapmacık bir gönülsüzlüğe büründüm,
Dağıttı rüzgâr, duman perdesini..
Rıhtıma yaklaştıkça,
"...Nihan olanın, ayan olandan daha ağır bir yükü vardır..."
İçimde bir kuyu var, derinliği bilinmez
Sırtımda ağır bir yük, sanki hiç eksilmez
Gölge düştü haneme, her köşe başı bir sır
Saklanan ne varsa, içimde olur bir esir
Hainlik gizli yapıldı,
Gizli kalmadı,
Gerçek, söylenmekten kaçınıldı,
Aşikâr olan gözden sakınıldı..
Ahlâk sükût etti,
Binlerce yıl gizlendi, kumların sinesinde...
"Lâ İlahe İllallah"
Mısır’ın taşlarında, kibrin o gölgesinde...
"Lâ İlahe İllallah"
Yazıyordu: "Gök ağlar, yer titrer o ölünce"
"Sübhanallah"
Kötü çocuk, suçu lisan eyledi,
Görmedi gönül, kibir vakfeyledi,
Benim, dedikçe şımardı nefis,
Nefsini kendine kürk eyledi..
Ben yaptım, deme ahmak..!
Ruhumuz tutsak bedende,
Prangaları kırın yeter,
Aşırıya gitmez misin hür kalsan,
Melekler olmasa omuzlarda,
Saldık rüzgar akışına aklı,
"Yahudi"
Elinizde tuttuğunuz o can, evrenin emaneti,
Ben bin kez kırdım o kalemi, bilirim bu laneti.
Öldürmeyeceksin! Bu feryadım kendi geçmişime,
Toprağa verdiğim her nefes, çöktü benim üzerime.
Kanla yıkanmış ellerimle, şimdi barış dileniyorum,
Ay ışığının aydınlattığı,
Gölgeler arasında yürüdüm,
Yüzüme bir ışık düştü,
Yumuşak kum, ayak seslerimi boğdu..
Ölü gibi uyuduk..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!