İçimdeki kalanları,
Ağrı, sızı ya sancımı,
Evet özlemlerden gelen sesi,
Duymuyorum bile yalnızlığımı..
Köşe bucak kaçtılar aynadan yansıyanlar,
Cesaretim hâtırası,
Hüznümün hâtırası,
Hayâllerimin hâtırası,
Düşlerimin hâtırası..
Güvenlere şantaj yapıldı,
Hayâtı zamanda sâyede harcadım,
Ebleh olarak satırlara kazındım,
Yolum düşmez mi gülistana,
Gönlüm bâsübâda yorgun argın..
İstemezdim âvare gözyaşlarım aksın,
"Bir kedi yavrusunu hırkasının yeninde taşıyacak kadar ince olan ruhlu Ebu Hureyre"
Medine sokaklarında bir garip aşık,
Heybesinde ilim, kalbinde nurdan ışık.
Suffe’nin köşesinde bekler durur her gece,
Resul’ün her sözü ona kutsal bir hece.
"Peygamber Efendimiz’in "Yeryüzü, Ebu Zer’den daha doğru sözlü birini taşımamıştır" dediği, haksızlığa karşı bir mızrak gibi duran, dünya malını elinin tersiyle iten o garip ama aziz ruh. Rebeze çölünde yapayalnız can verirken, gözyaşları kumlara karışan o derviş gönüllü yiğit.
İşte Kalemimi en derin hüzne batırdım"
"Dünyayı elinin tersiyle iten, doğruluktan başka yükü olmayan bir derviş...
Yalnızlığın en şerefli haline, Rebeze’nin susuz kumlarında can veren Ebu Zer’e hürmetle..."
En azılı acılarımı ihanete gömdüm,
Mutluluk avında bu gözlerim,
Ne yaptığını düşündün mü hiç,
Ben aynadaki benle çok yüzleştim..
Ecel vaktim gelecek,
Dilediğine darlık veren Rabbim, imtihanla kulu sınayan Ed-Dârr,
Rızkı bir hikmetle kısan, her zararın içinde bir sır saklayan Ed-Dârr!
Yâ Dârr!" Allah!" Yâ Dârr! "Hak!"
Sensin rızka kefil olan, "Bazen daraltır, bazen denerim" diyen,
Kudret imtihanıyla darlıkları, sonunda ebedi bolluklara erdiren.
Neden iki büklüm boynum,
Yanımda sandıklarım hayâl,
Güneşin terk ettiği misâli ay,
Gözyaşlarımsa kum oldu..
Dudaklarımdan cümleler düştüler,
Gözlerim uzaklarda gezer,
Yanımda olmayan hikayelerim yüzünden,
Dilim sersemleşti kelimelerim serzenişte,
Hatalarıma dur dedim sonrasını hesap ettiğimden..
Şimdi böyle düşersem kalkamam,
Ey terazisi şaşmayan, mülkünde zulüm barındırmayan Adl,
Emeği zayi etmeyen, her cana hakkını tam veren Adl!
Sen istersen denge kurulur, her zerre yerini bulur,
Senin adaletinde rızık, en helal pınardan sunulur.
Yâ Adl! "Allah!" Yâ Adl! "Hû!"




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!