En çok sen seversin güneşi,
En fazla sen beklersin bilirim.
O yükseldiği zaman dağların arasından,
Ve yakıp kavurduğu zaman yeryüzünü,
En çok sen tebessüm eder,en fazla sen gülersin.
Küçük mavi kovanı alırsın eline önce,
İçine biraz su doldurursun,
Sonra bir parça buz ilave eder,
Birazınıda yedekte bulundurursun.
Seni bekler kalabalık caddeler,
Seni davet eder minibüs durakları.
Hiç yorulmazsın!
Koşar adımlarla her yere yetişmeye çalışır,
İnsanların gözlerinin içine bakarsın.
Çünkü sen su satarsın!
Kimileri güneşi daha farklı sever oysa,
Mayosunu giyer,havlusunu alır yanına.
Bazıları yat gezileri düzenler,
Dizmeye kalksan apartman boyunda olur şişeler.
Sen ise dallı güllü basma eteğinin yamalarını kapatır,
Alabildiğine halsiz ayaklarınla susayanlara koşarsın.
Kimisi,Hop! Hey! gel bakalım diye çağırır seni.
Koltuklarını kabartarak,
Ve sanki bir otomobil satın alıyormuşcasına,
Verde içelim bir bardak hadi çabuk der.
Bazısı yazısı turasına bile bakar parasının.
Avuçlarına bıraktığı bir kaç demir ağırlığın gururuyla,
Baktıkça bakar,kastıkca kasar,yaraladıkça yaralar.
Ama sen aldırmazsın!
Avuçlarının arasında nemlenen demir paralara bakarsın.
Kırışmış yüzünde sırtı yere değen pırıltılı bir hilal şeklini alır dudakların.
Gülersin,sevinirsin,havalara uçarsın!
Buzlar erimeye başlar bir zaman sonra,
Bir kaç su damlası çırpar yüreğine,eyvah dersin.
En büyük meseledir bu senin için,
Çünkü biraz daha hızlı olmalısın.
Akşam kapkara kuşağından çıkarır tabancasını gün yüzüne,
Ve dayar şakağına her yeni gün heyecanla beklediğin güneşin.
Eyvah dersin sen yine,aman dersin!
Üzüldükçe üzülürsün,yandıkça yanarsın.
Haydi sil göz yaşlarını,yarın yine doğacağım der ve ekler güneş;
Böyle vurdumduymaz bir toplumun ülkesinde,
Koş bakalım kim tutar seni daha çok koşarsın.
Nedenmi?
Çünkü kimse bilmez yıllar önce köyünü,tarlanı bırakıp geldiğini.
Kimse düşünmez kocanı toprağa verdiğini,
Açmısın? Susuzmusun?
Muhtaçmısın? Mahçupmusun?
İki de çocuğunmu var bakmakla yükümlü olduğun,
Hiç kimse dinlemez seni.
Altmış yaşınımı doldurmuşsun?
Bütün gün sokaklardamı yorulmuşsun?
Hiç kimse diz çökmez önünde,
Hiç biri anlamak istemez,Ağlamak istemez seninle!
Hayatı dolu dolu yaşar her biri,
Kimisi güzellik salonlarında alır soluğu,kızıla boyatır saçlarını,
Ama yetmez!
Aynı zamanda manikür pedikür de yaptırır parmaklarını,
Senin tırnağına ne hacet;
Yıllar yordukça yorar çatlamış topuklarını.
Kimisi ceketini ilikler göbekli beyefendilerin kapısında,
Her an emirlere amade,her zaman tetikte,
Oysa viskisini yudumlar beyefendi.
O ise hissedarı bile değil ihtişamın sadece yağcısı,
Sende kimsin?
Taşı toprağı altın denilen bu şehrin su satan zavallısı.
Özür dilerim senden!
Dün gece anneme sarıldığım için.
Özür dilerim,
Bükülen boynunu boş ve çaresiz gözlerle seyrettiğim için.
Ve affet beni;
Uykunu bölüp bir gece vakti,biri benimi anıyor demene sebep olduğum için.
24 Temmuz 2004
Uğur YanıkKayıt Tarihi : 17.12.2010 14:32:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
'Bir İstanbul Temmuz'unda otobüs camlarından görebildiğim 'Su Satan' yaşlı bir teyze için kaleme alınmıştır..'

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!