ADRESİNE ULAŞAMAYAN MEKTUPLAR GİBİYİM
Rüzgârın uğultusu apartman boşluğunda yankılanırken, posta kutularının metal kapakları birer birer titredi. Her birinde bir amaç, bir haber, bir ses vardı. Ama benim içimde hep aynı cümle çınlıyordu:
“Adresine ulaşamayan mektuplar gibiyim.”
Çünkü ben de tıpkı o sahipsiz zarf yığınları gibiydim… Göndericisi belli, alıcısı belli olmayan duygularla dolu. Ne açılabiliyor, ne de yırtılıp çöpe atılabiliyordum. Arada bir, hayat posta memuru gibi beni birinin kapısına bırakır sandım ama her seferinde “adres yetersiz” damgasıyla geri döndüm.
Bir zamanlar birine gider sandım; adını bildiğim, yüzünü ezberlediğim birine. Ona yazdığım mektuplar vardı — kimseye okumadığım, kimsenin bilmediği satırlar. Ama o asla kapıyı açmadı. Ya da belki ben hiç çalamadım.
Günler birbirine döndü; duygular pencerede unutulmuş bir posta gibi sarardı. Ama tuhaftır, yine de içimde bir umut taşıdım. Belki bir gün, doğru adrese varırım… Belki bir gün biri, zarfın üzerindeki lekeli harflere aldırmadan “Bu bana yazılmış” der.
Ama şimdilik…
Ben hâlâ, raflarda unutulmuş mektuplar gibi bekliyorum. Birilerini bulmak için değil, sonunda kendimi okuyabilmek için.
@dressiz mektuplar✍️🤗@dsız..
Adressiz Mektuplar AdsızKayıt Tarihi : 25.1.2026 22:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!