Ocağıma bir ateş düşer
Bütün Eylüllerin sancısı
Sorgular beni.
Her Eylül’de sararır
Düşersin dallarımdan
Yaralıyım,
Seni göremeyeli
Ele güne ne demeli...
Yaralıyım,
En kuvvetli yerimden,
Karaoğlan’ı düşünüyorum,
Unutulmuş bu köyde.
El ayak buz kesmiş,
Amansız yağıyor kar.
Yol üç haftadır kapalı,
Avuçlayıp çekiyorum içime
Karnımı kanatırcasına
Senle doluyum..
Birazdan kıyamet kopar
Kanarım...
Suruç’ta ölüm
İrinli elleriyle gezinmekte
Yine fakirlerin evinde.
Çocuklar...
Çocuklarımız gülemez gayri
Alnın açık yaşayacaksın,
Anlaşılmak için acele etmeden.
Yokluklara..
Yoksulluklara direneceksin.
Ve dedim ki,
Kendi kendime,
Yüreğindekini
Sızdırmış kalemine.
İsterdim gerçekten
Gerçekten göründüğü gibi olsaydı
Sarı saçlar mesela yakışıyor
Fevkalade...
Aptal olmasın isterdim
Toplumsal maliyet,
Fena halde kabardı,
Hassas olan hastalandı,
Tortusu bize kaldı,
Ne acı.




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hepsi ayrı güzellikte, en kısa olanlar,görünenden çok daha fazla anlam dolu. Tebrikler.
Üretken kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum, selamlar, saygılar...