Belaya bulaşma diyemem kara gözlüm balam benim,
Bela bulur insanı.
Yapışır ellerine siner kokusu
Gölgen gibi gelir..
Gözlerinde yüzlerinde kalır tortusu
Neden ben demeyeceksin,
Çatlamışsa damarlarım,
Kan gölü olmuşsa,
Eteklerim...
Kimsenin suçu demeden,
Çatlatırım içimdeki kısrağı,
Bütün sancıların ilacı,
Dokunmak dokunabilmek.
İlmek ilmek..
Pusulardan geçerek...
Biz kerpiç damların,damlamasından,
Doğduğumuz odaya,sığamadığımız-dan.
Biz doğduğumuz yerde,doyamadığımız-dan,
Yorganları sırtlayıp düştük yollara.
Kalbimizin sesini duymayı,
En karanlık yerindeyiz gecenin,
Sabaha bir adım kala,
Karanlığı yara yara..
Güneş yeniden doğacak.
Umutsuzluk çaresizlik...
Suruç’ta ölüm
İrinli elleriyle gezinmekte
Yine fakirlerin evinde.
Çocuklar...
Çocuklarımız gülemez gayri
Alnın açık yaşayacaksın,
Anlaşılmak için acele etmeden.
Yokluklara..
Yoksulluklara direneceksin.
Ve dedim ki,
Kendi kendime,
Yüreğindekini
Sızdırmış kalemine.
İsterdim gerçekten
Gerçekten göründüğü gibi olsaydı
Sarı saçlar mesela yakışıyor
Fevkalade...
Aptal olmasın isterdim
Toplumsal maliyet,
Fena halde kabardı,
Hassas olan hastalandı,
Tortusu bize kaldı,
Ne acı.




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hepsi ayrı güzellikte, en kısa olanlar,görünenden çok daha fazla anlam dolu. Tebrikler.
Üretken kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum, selamlar, saygılar...