Açtım gözlerimi karşı kıyıya
Bütün camlarından içeri girdim
Hastalandım odalarında Üsküdar'ın
Başımla selamladım vapurları gemileri yatları
Vay anasını dedim.
Gönlümüzün gözünde dörtnala
Kıvrıla kıvrıla
Dağları ovaları
Yarardı yüreklerimiz.
Toz duman içinde
Gömüldük ey halkım unutma bizi
Her gün,
Biraz daha aşağıya,
Biraz daha,
Biraz daha ileri..
Yüzden gözden düştüğüm,
Şiir yazamadığım,
Zamanlarım gibisin.
Ağlamayı özlüyorum,
Allah’tan,
Ben öldüğümde kimse evi telâşe vermez
Kavganın kargaşasında sesim duyulmamış
Doğduğum duyulmamış
Toprakla temizlenmişim ben.
Elim yüzüm yunmamış.
Bir yiğit gitti..
Dilim varmasa da,
Masada bir dilim var!..
Susmalara inat.
Aylar yıllar sonra,
Kalem gene elimde.
Şiir yazmak istiyor elim,
Bu defa sana!..
Yılanlar gene belime dolandı anne,
Sorun çözmeye,
Çalışanların...
Sorun olarak,
Görülmediği,
Ya eşekleri içinde,
Ezilecek atlarım..
Ya atlarımı süreceğim bulutlara..
Bulutları yara yara..
Anlaşılacağız,
İki gözüm ustam sevgilim...
Belki de anlamak,
Zorunda kalacaklar bizi.




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hepsi ayrı güzellikte, en kısa olanlar,görünenden çok daha fazla anlam dolu. Tebrikler.
Üretken kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum, selamlar, saygılar...