Çatlamışsa damarlarım,
Kan gölü olmuşsa,
Eteklerim...
Kimsenin suçu demeden,
Çatlatırım içimdeki kısrağı,
Biz kerpiç damların,damlamasından,
Doğduğumuz odaya,sığamadığımız-dan.
Biz doğduğumuz yerde,doyamadığımız-dan,
Yorganları sırtlayıp düştük yollara.
Kalbimizin sesini duymayı,
En karanlık yerindeyiz gecenin,
Sabaha bir adım kala,
Karanlığı yara yara..
Güneş yeniden doğacak.
Umutsuzluk çaresizlik...
Bütün sancıların ilacı,
Dokunmak dokunabilmek.
İlmek ilmek..
Pusulardan geçerek...
Yaralıyım,
Seni göremeyeli
Ele güne ne demeli...
Yaralıyım,
En kuvvetli yerimden,
Karaoğlan’ı düşünüyorum,
Unutulmuş bu köyde.
El ayak buz kesmiş,
Amansız yağıyor kar.
Yol üç haftadır kapalı,
Ocağıma bir ateş düşer
Bütün Eylüllerin sancısı
Sorgular beni.
Her Eylül’de sararır
Düşersin dallarımdan
Kısacık konuklukta,
Adam tanımak,
Bize nasip oldu.
Adam gibi,
İz bırakmak
Başkanı bekliyormuş kapıda
Sıkılmış, Adnan da ona yakınmış
Bir çayımı içip hatır soracakmış
Geldi yine Necati
Bacak bacak üstünde




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hepsi ayrı güzellikte, en kısa olanlar,görünenden çok daha fazla anlam dolu. Tebrikler.
Üretken kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum, selamlar, saygılar...