Ne ayrılanı taşlayalım
Ne barışanı alkışlayalım
Krallardan fazla kralcılarım
Doğmak gibi ölüm de doğal.
Ne ayrılanı taşlayalım
Kuşak çatışması doğaldır
Doğal olmayan,
Bir kuşaktan sayılmayan,
Suya sabuna dokunmayan.
Kuşak çatışması doğaldır
Bir bela sardın başıma
Ne diyeyim ki ben sana
Hatırın çok büyük amma
Böyle deli düşman başına.
Bir bela sardın başıma
Damla damla birikip
Çağlayan bir ırmağa dönüştük
Derelerden denizlere…
Su yatağını buldu bir kere.
İğne atsan yere düşmezdi
Sesimi duyuramadım çekti gitti
Uyanınca elim şiir yazmak istedi
Kalbim ısrar etti yüreğim elvermedi
Firavuna karşı duruyor
Musa’ya çelme takıyor
İşin özü ticaret yapıyor
Suyu bulandırıyor…
İki taraftan teklif alıyor
İyi insanları
Gözlerinden tanırım.
Ne kıyafetine,
Ne şivesine bakarım.
Senden sonra tadım tuzum yok
Sensiz yaşamanın bir manası yok.
Burnumun direği olsa ne kolay
Tepeden tırnağa sızlıyorum ben
Buralardan gittin gideli sen
Kafam bozulursa eğer,
Kara lastikle geldiğim
İstanbul dan,
Sivas’a kadar...
Yalın ayak gideceğimi
Tahmin edemiyor.
Şu ölümler var ya
Tak ediyor canıma.
Dal dal dökülüyoruz
Toprağa düşmeden çürüyoruz.




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hepsi ayrı güzellikte, en kısa olanlar,görünenden çok daha fazla anlam dolu. Tebrikler.
Üretken kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum, selamlar, saygılar...