Evlerimiz ahşaptı
Bizimkisi çok fırtınalı bir aşktı
Mahalleli benden bıkmıştı
Bardak artık taşmıştı
Sebebi bir taş plaktı.
Zarflar geliyor
Servete servet ekleniyor
Benim haberim yok deniyor (!)
Salağa yatıyorsun
Alemi aldatıyorsun
Dert etme beni
Seni gidi tilki seni…
Bilmez miyim ben seni.
Hangi kümeste yumurta varsa
Kuyruğu kıstırıp dolaşırsın oralarda
Bunu sen istedin
Hodri meydan…
Ulu orta vuruşacağız.
Arkadan dolanmadan…
Yalanlardan medet ummadan
Beni aldı götürüyor
Ayaklara düşürüyor
El alemi güldürüyor
Umanlara sürüklüyor.
Seller de bir sal gibi
Umut bazen dal olur,
Yeşillenir allanır.
Kayalardan,
Uçurumlardan,
Uğurlanmamış sevgililere..
Yıllar birbirine benziyor
Aylar,
Haftalar,
Günleri bırak...
Ufaldı menzildeki saltanat
Dünden bugüne,
Daha güzel gülümsüyorsun.
Benim umutlarımın başkenti
Sağılmamış sancılarımın şehri
Her şeye rağmen,
Kişisel çıkarlarınızı
Devrim mücadelesi diye
Bize yutturdunuz ya…
Emeklerimizi yediniz
Umutlarımızı tükettiniz.




-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarŞiirlerinizin hepsi ayrı güzellikte, en kısa olanlar,görünenden çok daha fazla anlam dolu. Tebrikler.
Üretken kaleminize ve yüreğinize sağlık diliyorum, selamlar, saygılar...