Adının Kutsallığı Üzerine
Bir acı hikâye
bir ayrılıkla
Bir mutluluk
kavuşmakla başlamaz.
Her hikâye bir kırılmışlıkla,
boylu boyunca bir yalnızlıkla,
heba olan gecelerle,
kazanılmamış ve kaybedilmemiş savaşlarla,
gıcır gıcır bir vicdanla başlar.
Devam etmez
nasıl başladıysa öyle.
Bir garip mevsimden sonra
daha garip bir mevsim,
yabancı bir günden sonra
daha yabancı bir gün gelir.
Bitmek tükenmez bilmez;
tükenmez öyle acı bir hikâye.
Anlatınca paylaşılmaz,
paylaşılınca azalmaz.
Yeni bir kelime gibi
işler durur belleğe.
Tüm keskin sınırlar bilenir önce;
geçilmeye hazır ve nazır,
yürümeye buyur eder.
Yürürsün.
yürürsün ve yürüdükçe
anlarsın ki
cehennemin arafındasındır.
Biraz daha yürürsen
fark edersin ki
bir aşk çepeçevre sarmıştır her yanını.
Ateş gibi yanar,
yakmaz.
Güneş gibi dikilir tepene,
gölge vermez.
Peki nereyedir,
nedendir
tüm bu savruluş?
Bu varlıktan
yokluktan
ve sonsuzluktan büyük
bu hiçliğe
neden düşer insan?
Neden doldurulmaz,
neden adı konmaz,
neden görülmez?
Çünkü sevgilim
çünkü adın,
anlamı hapsetmiştir.
Adın bir Tanrı gibi
hem kutsamış
hem lanetlemiştir
tüm hayatı.
Kayıt Tarihi : 12.05.2026 00:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!