Bir damla gözyaşı süzülüverdi ansızın
Sessizliğin karanlığa karıştığı bir gecede...
Gökyüzünden kayan yıldızlar
Yakamozlara veda ediyordu
En titrek sesiyle...
Ardından ne bir isim
Bazen sözün sessiz kaldığı zamanlar vardır.
Yıldızlar misali yalnızlık hakimdir kalabalıklar içinde.
Gözler kapanmış,
Sükut kaplamıştır dört bir yanı...
İşte o an; gönüllerin konuştuğu
Gönüllerin kavuştuğu andır...
Sen gidince anladım...
Işıklı gözlerinin yaydığı güzelliğin
Cennet güllerinin sularına denk olduğunu...
Elmas çiçeklerini iliştirdiğim saçlarının
Esen rüzgara meydan okuduğunu...
Güneşi kıskandıran gözlerinin
Sevda masalında bülbülsüz güller
Sonsuz bir uykuya daldı bir anda...
Yaşayan bu canı bahtsız gönüller
Umutsuz düşlere saldı bir anda...
Yürekte kanar hep gönül yarası
Nisanda dökülen yağmurlar gibi
Gözlerim yaşları döktü bu akşam...
Yolları kaplayan çamurlar gibi
Gönlüme bir hüzün çöktü bu akşam...
Hep senin içindi bu yalvarışlar
Sen gittin ya...
Artık her şey değişti.
Gözyaşıyla yazılan satırlar
Yıldızlara ulaştı.
Mesken tuttu gönüller
Güneşin kucağını...
Sessizce verilen ilk öpücüğü
Yıldıza uzanıp al benim için...
Gül bakışlarında son gülücüğü
Rüzgara yükleyip sal benim için...
Güneşi ısıtır cennet gözlerin
Yağmurlarla birlikte yağdığım halde
Bir türlü sana doğru akamıyorum...
Gece gündüz kurulan masum hayalde
Gözlerinin içine bakamıyorum...
Bütün yollarım sana çıksa da falda
Gece gündüz durmadan hep çekilen bin ahı
Aşktan yana bir soru sorulunca anlarsın...
Hiç akıla gelmemiş, işlenmemiş günahı
Bir çift ceylan göze vurulunca anlarsın...
Gündüzleri unutup gecelerde kalmayı
Hesapsız olurmuş bütün bitişler
Hüzün rüzgarları estiği zaman...
Ruhuma işleyen keskin bakışlar,
Gönlü bedenimden kestiği zaman...
Hüzün kaplamış bu fani dünyayı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!