Seni ilk gördüğüm an
Seninle ilk buluştuğum an
Bir acı saplandı kalbime
Tarifi imkansız bir acı
Bir an düşündüm ALLAH’ım nedir bu acı diye
Herhalde aşk denilen illetin
Evet, Aşk denilen o yaranın acısı
..
Acı çekmek özgürlükse
Özgürüz demiş Ahmet Abi.
Sensizlik acı cekmek mi?
Sormak lazım damdan düşene...
Yoksa bu acı,
Kıymalık kalp acısı mı?
Yoksa bu acı,
..
Aşkının girdabında döne döne yoruldum.
Seni bulayım derken, kendimi arar oldum.
Daha gencecik yaşta, açar açmaz ben soldum
Dünyadan zevk almadım, yazık yaşarken öldüm.
Ne bulunmaz şeymişsin cin misin, peri misin?
Sen olmadan göremem, gözümün feri misin?
..
Uluçay ortasında
Kayaların içinde
Her gün ora gelirler
Anne baba ve dede
Acı Su' verir şifa
Bekliyoruz bu safa
Çeşitli hastalığa
..
Gözlerim yolda acı çekiyorum de vere
Yüklerdim buğday çuvalını götürürdüm değirmene
Seni büyüttüm besledim getirdim bu güne
Hasta yataktayım gözlerim yolda de vere
Gözün üstünde kaşın var bir gün demedim
Hep senin için yüce mevlaya dua ettim
..
Sensiz olmak ne zor biliyor ‘musun
Hayalin ile yaşamanın ne olduğunu
Ve senli bir dünyada sensiz olmak
Böyle yaşamak ne acı biliyor ’musun
Aldığım her nefeste adını anıyorum
Her an karşıma çıkacaksın sanıyorum
..
Kardeş gibi sevmek insanca sevmek ve delice sevmek
Sevmek bana göre değildir,
Acı çekersin sanki,
Ama zaten acı çekiyorum,
Keşke sevdiğime kavuşsam.
..
1-10000
a: a
dik açı ile kavga ve bıçak ve kan ve leke
"karnım aç! "
10001-100000
a: a ya da b
dik açı klitorel enfeksiyon ve yahut leke
..
Sözler var sözlerden üstün acı
Sevdiceğimin ilacı daha da acı
Öldürmeye yetiyor bak zehri
Sevdiceğimin ilacı daha da acdı
Söylersin sözleri baldan tatlı
Bozulurmuş insanın ağzının tadı
..
Silik mısralar dökülüyor bugün kalemimden
Hiç kimse anlamıyor bugün benim halimden
Bir ırmak gibi coşuyor kanlar kalbimden
Bir tek benmiyim bu acı yollara düşen?
Bir sevgilim vardı işte o da yok şimdi
Ona sordum seni sevenmi var, o kimdi?
..
Aşkın yüreğimi yakıp yandırdı
Güzel cilvelerin beni kandırdı
Geçen günlerimi bana andırdı
Yeter artık nolur sen acı bana
Hasreti çekmeyen garip anlamaz
..
şarkı söylerken sözlerini unuttu kadın
elleri hamur işi kokuyordu
adam masaya koydu yumruğunu
korkudan gözlerini yumdu kadın
umduğunu buldu adam
tamam ''şimdi sırada ne var be adam'' diye düşündü..
düşündüğü yoktu adamın
..
Acı gerçekler ömrümün bitiş noktası oldu
yalan dünyada hayatım çıkmazlarla doldu
çaresizliklerle dolu yüreğim kahroldu
dünyada rahat rahat yaşamak bana haram oldu
acı gerçekler beni benden aldı
yüreğimi yaralayarak dertlere saldı
..
Yıkıntılar arasından seslendi acı
Dirilebilirmiyim
İinsanlar
Doğa diriliyor
Acı çekişiyor
Gök serseri serseri dolaşıyor
Dirilmek gök kadar
..
Sensizlik,
Senden fazla acı veriyor.
Sen,
Sensizliğinden fazla acı verdiğin vakit;
..
Çok acılar yaşar insan doğumdan ölüme dek
Hatta unutmaz bir çoğunu kalbi rahat edene dek
Acıların en büyüğü ise aşk acısı
Ve sevdiğinden ayrılmaktır
Severken ayrılmak bir insanın maruz kalacağı görüp göreceği en büyük acıdır
bana göre alem ne der umrumda değil
hatta umrumda hiçbir zaman olmadı senin olduğu kadar ey sevgili
..
Acı geldi
Hoş mu geldi? Bilmiyorum
Sömürüldüm
Ben '20' yim be evladım!
Kolay mı devirmek beni
Ama acı gelince
O tanıdık acı
..
Öyle özlemişim ki yok elimde bir tek resmin
Damarlarımda dolaşıyor kan yerine sevgin
Şiirlerimi süslüyor bende saklı o güzel ismin
Bir acı, bir çile oldun şu yaşantımda…
Bir unutulmaz hatırasın gönül sayfamda.
Günboyu yazarım neler geçmez ki kafamdan
..
DENEME
HÜZÜNLE BESLENEN SEVDALAR...
Önceki gün olacak. Evet, evet önceki gün... Vedalaşmadan gittiğin gece. Yalnız dünyama beni terk edip, veda bile etmediğin o gece... Saat kaçtı biliyor musun? Hatırlıyor musun o saati? Tamı tamamına 00.20 idi. Evet, gecenin ikinci yarısı ve saatin zaman ibresi 00.20’yi gösteriyordu... Sen... Sen. Sense, veda bile etmedin giderken. Bekledim... Bekledim. Seslendim ardından defalarca... Ama, yoktun. Duyuramıyordum sana sesimi... Bir ölüm sessizliği kaplamıştı geceyi. Umutların bittiği andı... Sevdalımın ise, terk ettiği an... Bir veda etmeden. Hoşça kal bile demeden... Acı geldi bana bu ayrılış... Çok ama çok acı geldi. Sana öyle alışmıştım ki artık.. Veda etmeden ayrılman bile, o anımı zehir etmeye yetiyordu.
O an; sanki gözlerim dolu dolu oldu. Akacak sandım yanaklarıma... Ama akmadı. Akamadı... Çünkü, kendini tutuyordu. Bu sevdaya güvenemiyordu... Çok acı vermişlerdi ömründe. Yeniden bir acı çekmeyi kaldıramazdı, zayıf yüreği... Ondandı akmayışı. Fakat... Fakat sen, dönüp gitmiştin aniden. Ardına bile bakmadan... Bir veda bile etmeden.
Kalktım monitörün başından. Boynumu büktüm. Fişini söktüm bilgisayarın.. Evet... Yalnız dünyamda, yalnız odama, yalnız ve soğuk yatağıma dönecektim. Başka çare mi bıraktın bana..? ! Hayır.. Bırakmadın. Canın sağ olsun güzelim. Sen, sağ ol... Ben alışkınım, bu tür yalnızlıklara. Buna benzer acılara... üzülme sen. Hiç üzülme... Buna da katlanırım nasılsa... Yüreğim, eski acılarına yeniden döner. Tekrar yaşarız, o özlem dolu saatleri... Üzülme sen. Sen üzülme sevdalım. Haaa, bir sorayım bakalım. Fena alıştım ben bu “Sevdalım” kelimesine... Sana “ Sevdalım” diyebilir miyim? Bu duygulara ne ad vereceğimi bilemiyorum da... Hani sana sorup, bir izin alayım dedim. Ne de olsa bizimkisi, aşk değil... Onulmaz yara... Olması mümkün olmayan bir iş... Bir umutsuzluk şarkısı..
O şarkının adını, senin koymanı isterdim. Onun için sordum... “ Sevdalım “ diyebilir miyim sana? Gizli de olsa, zaten çok kez söyledim ya... Bunu sen de anla-dın. Çünkü sen de bana, birkaç kez “ seviyom ya, canım benim..” dedin. Ama ben başka yorum yaptım... İlle de bir isim vermek şart değil. Öyle de kalabilir. Sana acı verip, sıkıyorsa arkadaşlığımız, sıkılıyorsan, hemen noktalayabiliriz... yeter ki sen, acı çekme, üzülme.. Kendini suçlu hissetme. Ben alışkınım, böylesi buruk vedalara... Onun için sevmem vedaları.
..
Ölüm haktır yoktur kaçıp kurtulmak,
Allaha mahsustur ölümsüz olmak,
İnsanlara göre ilginçtir ölmek,
Hayat güzel ölüm acı can tatlı.
Var mı bu gidişe hüküm yürüte,
İnsan olan insanlığa can kata,
..



