A üzüm!
Geçmiş anların yüzü hüznüm.
Sever misin üzüm
Hüzünlenince ne yaparsın
Ben elimi yüzümü yıkarım
Anılarım aklanır.
Doğa bestesini yapar
Tüm âlem şarkısını söyler
Çiçekler birer imge renkleri birer kafiye
Sebze meyve birer mecazdır
Aklından bir sebze geçir
Akşam yemeğine ilham düşsün
Zaman çok tatlı
Hangi tatlıyı daha çok seversin
Ben cevizli baklavayı severim
Ama sütlaç tercih ederim
Zamanın varsa
Tatlı yemekten kaçamazsın
Acı sev
Acılarını ye bitir, daha mantıklı.
Tebessüm et
Sonra yandım Allah de.
Umutlarını ne yaparsın.
Ekmek mi yersin yoksa.
Yanlarında göbeğinde kulunçlarında mı taşırsın.
Ben şiir yazarım kimisi hobi eder.
Sen hiç ayrıldın mı?
İki tercih arası.
Sen teksin insanlık iki
Dişi erkek
Çekim alanın ne
Kütlen üzerine mi yığılırsın?
Kendinden bıkkın mısın?
Başkasından ılgın mısın?
Sen hüznün resmini çektin mi?
Hiç hasret.
Hüznümüzü çok yazsak da
Resmini yapar heykelini dikeriz.
Sanatımız deriz hasretimize.
Hurma ya.
Bir saniyede düşünürüm
Bir dakika da yazmaya çalışırım
Bir saat beklerim
Koca bir gün boş yere geçer.
Bir hafta sonra
Bir ay hesabı elimde olur.
Bir ayda koca bir yıl geçer.
Bir yıl bir gündür aslında.
365 gün.
Bir ay dört hafta ise bir hafta yedi saattir.
Zaman her ne ise o anları çağrıştırır.
Saat saatleri gün günleri yıl yılları.
Ölüm mayhoş.
Hoşt.
Kayıt Tarihi : 22.05.2026 13:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!